Sonu YIĞMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yığmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yığmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yığmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yığmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YIĞMAK

Bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak. Biriktirmek. Toplamak, bir araya getirmek.

  -   -   -  

Anlamında YIĞMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YIĞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GORLAMAK

Yığmak.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

BİRİKTİRMEK

Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.

DORULAMAK

Yığmak: Harmanı doruladım.

ÇURGALAMAĞ

Toplamak, yığmak.

STOKLAMAK

İhtiyacın üstünde bir malı aşırı miktarda yığmak.

GAYMAK

Sütün yüzü, kaymak. Yığmak, doldurmak: Odunları sobaya gaydın mı?. Sözünden dönmek. Bir yerden kaymak. Dizmek. Eski türkçe kaymak: kaymak; meyletmek; geçmek; geçirmek. (Soba, tandır, ocak vb.) yakılmak üzere hazırlamak. Üst üste dizmek, istif etmek.

DABANCA

Tabanca. Etrafı hasırla örtülü cam fıçı. Çinicilikte fırındaki, malları düz ünce ve üstüste yığmak için kullanılan destek. Tabanca (silah).

HÖRÜKLEMEK

Tepeleme doldurmak, yığmak.

İSTİFLEMEK

Düzgün bir biçimde üst üste yığmak. Stok etmek.

DAŞLAMAK

Tarladaki taşları temizlemek. Akarsu taş yığmak. Hayvanın ayağı taşa çarpmak: Ali'lerin atı daşlamışta düşmüş. Taşlamak. Taş atmak.

HÖYÜKLEMEK

Küçük tepeler üzerinden çevreyi seyretmek, gözetlemek. Taşları üst üste yığmak. Ansızın korkmak.

YIĞMA

Yığmak işi.

HERGİMAT

Ekin saplarını yığmak için kullanılan ağaç, yaba.

BİNGEMEK

Birbiri üstüne koymak, yığmak.

ÇONŞURMAK

Herhangi bir şeyin parçalarını üst üste yığmak.

SİLOLAMAK

Tarım ürünlerini siloya koyup yığmak veya saklamak.

BÜNGEMEK

Birbiri üstüne koymak, yığmak.

LIĞLAMAK

Sel, akarsu, ince çamur, birikinti getirip yığmak.

KÜMELEMEK

Küme durumuna getirmek, yığmak, biriktirmek.