YIĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yığ" olan, toplam 72 adet kelime bulunmaktadır. yığ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yığ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yığ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YIĞILIVERMEK, YIĞLINDIRMAK

11 harfli kelimeler

YIĞILIVERME, YIĞIŞDIRMAH, YIĞIŞTIRMAK

10 harfli kelimeler

YIĞILIŞMAK, YIĞABİLMEK, YIĞADURMAK, YIĞINAĞACI, YIĞINTILIK, YIĞIŞTIRMA, YIĞIVERMEK

9 harfli kelimeler

YIĞDIRMAK, YIĞILIŞMA, YIĞABİLME, YIĞINKAYA, YIĞINTEPE, YIĞIVERME, YIĞIYANIT, YIĞLINMAK, YIĞMATEPE, YIĞNAŞMAK, YIĞRIKMAK, YIĞSIKMAK, YIĞŞIRMAK

8 harfli kelimeler

YIĞDIRMA, YIĞILMAK, YIĞIŞMAK, YIĞIMLIK, YIĞINCAH, YIĞINÇAL, YIĞINTAŞ, YIĞLAMAK

7 harfli kelimeler

YIĞILCA, YIĞILMA, YIĞINAK, YIĞINLA, YIĞINTI, YIĞIŞIK, YIĞIŞIM, YIĞIŞMA, YIĞAMAT, YIĞANAK, YIĞILIM, YIĞIMSA, YIĞINAH, YIĞINLI, YIĞINOT, YIĞIRIK

6 harfli kelimeler

YIĞILI, YIĞMAK, YIĞICI, YIĞINÇ, YIĞMAÇ, YIĞMAN, YIĞNAH, YIĞRIH, YIĞRIK

5 harfli kelimeler

YIĞIN, YIĞIŞ, YIĞMA, YIĞAÇ, YIĞAK, YIĞAL, YIĞAN, YIĞAR, YIĞDA, YIĞIL, YIĞIT

4 harfli kelimeler

YIĞA, YIĞI

3 harfli kelimeler

YIĞ

Bazı kelimelerin anlamları

YIĞ

İğ. Saçlar arasındaki tarak geçecek boşluk. Mil, derelerin getirip yığdığı kum, çamur. Yeğ.

YIĞADURMAK

Geri çeker durumda olmak.

YIĞLINDIRMAK

Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.

YIĞILIŞMA

Yığılışmak işi, izdiham.

YIĞABİLMEK

Yığma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YIĞILIVERMEK

Ansızın yığılmak.

YIĞDIRMAK

Yığma işini yaptırmak.

YIĞIVERMEK

Çabucak veya ansızın yığmak.

YIĞINTILIK

Yak yüklüğü. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

YIĞIŞDIRMAH

Toplamak.

YIĞINAĞACI

Buğday demetlerini bir araya getirmek için kullanılan bir ucu daha uzunca olan çatal ağaç. (Arok Şarkikaraağaç Isparta).

YIĞILIŞMAK

Bir yerde birikmek, toplanmak.

YIĞABİLME

Yığabilmek işi.

YIĞIŞTIRMAK

Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.

YIĞILIVERME

Yığılıvermek işi.

YIĞIŞTIRMA

Bir gözlem değeri ya da bir kümenin sıklığını kendisini önceleyen tüm öteki sıklıkların toplamı olarak gösterme.

  -   -   -  

Anlamında YIĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YIĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ETEK

Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.

DÖKME

Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.

CEPHE

Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.

ÇAPAR

Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.

DENİZŞAKAYIKLARI

Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.

DOKURCUN

Ot ya da ekin yığını. Dokuztaş oyunu. Çizgili şayak kumaş, tokurcun.

BIYIKSIZ

Bıyığı olmayan, bıyığını tıraş etmiş olan.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

ÇEÇ

Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

BİRİKMEK

Toplanıp yığılmak. Birbirine eklenip çoğalmak. Bir araya gelmek, toplanmak.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

FUTA

Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı, kik.

BORDA

Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.

BİRİKTİRMEK

Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.

BIYIKLI

Bıyığı olan.

BAYGIN

Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.

BIYIKLANMAK

Bıyığı çıkmak, bıyıklı duruma gelmek.

ÇEKBERİ

Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük