VO ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "vo" olan, toplam 83 adet kelime bulunmaktadır. vo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu vo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

VOLKMANNKANALLARI

13 harfli kelimeler

VOLEYBOLCULUK

12 harfli kelimeler

VOMBATGİLLER, VOMİTURİSYON

11 harfli kelimeler

VOLONTARİZM, VODURDANMAK, VOLFRAMTAŞI, VOLONTARİST, VOLTAMOGRAM

10 harfli kelimeler

VOLEYBOLCU, VOLTAMETRE, VOYVODALIK, VODURDAMAH, VOLTAMETRİ, VOLVULOZİS, VORTİCELLA, VORTİKOZUS, VOYNUKBEYİ

9 harfli kelimeler

VOKABÜLER, VOLTAMPER, VOLTMETRE, VOMİTARYA, VOZURTDAK

8 harfli kelimeler

VOKALİST, VOLEYBOL, VOLKANİK, VOLATMAK, VOLTAJLI, VOLVULUS, VOZDİREK, VOZİLDEK

7 harfli kelimeler

VOLFRAM, VOYVODA, VOKALİS, VOLARİS, VOLEMİK, VOLTLUK, VOLUTİN, VOLVOKS, VOMERİN, VOMİTUS, VORTEKS, VOZVOZU

6 harfli kelimeler

VODVİL, VOLKAN, VOLTAJ, VOMBAT, VOLTAN, VOLTİN, VOLUME, VOLUTE, VORMAK, VOVOLA, VOYNUK, VOZANA

5 harfli kelimeler

VOKAL, VOLAN, VOLTA, VONOZ, VOTKA, VOYVO, VOHAH, VOLAR, VOLİV, VOLVA, VOMER, VORUK, VOYBU

4 harfli kelimeler

VOLE, VOLİ, VOLT, VOHA, VOKS, VOLA, VORE, VOYN

3 harfli kelimeler

VOA, VOH, VOL, VOV, VOY, VOZ

2 harfli kelimeler

VO

Bazı kelimelerin anlamları

VO

Üzüntü, şaşkınlık ünlemi. Koşum hayvanlarını durdurma ünlemi. Şaşma bildiren ünlem.

VODURDAMAH

Homurdanmak.

VOMBATGİLLER

Memeliler (Mammalia) sınıfının, keseli memeliler (Marsupialia) takımının, iki ön dişliler (Diprotodontia) alt takımından bir familya. (Phascolomyidae), iyi bilinen türüdür.

VOLTAMOGRAM

Bir çalışma elektrotuna uygulanan potansiyelin fonksiyonu olarak akım eğrisi.

VOLONTARİZM

İstenççilik.

VOMİTURİSYON

Öğürme. Öğürerek kusma.

VOLTAMETRE

Bir elektrotta, açığa çıkan madde miktarına göre devreden geçen elektrik miktarını ölçmeye yarayan alet.

VOLEYBOLCU

Voleybol oynayan kimse.

VOLKMANNKANALLARI

Havers kanallarını yan kollarla birbirine bağlayan kanallar. Periosteumdan kemik dokuya geçen kan damarları kanalis perforanslardan geçerek kanalis sentralis adı verilen Havers kanallarına girerler.

VOLTAMETRİ

Sürekli olarak değişen bir potansiyelin, küçük elektrotlara uygulanmasından oluşan akıma dayanan teknikler için kullanılan genel bir terim. Hidrodinamik voltametri karıştırılan çözeltilerde, polarografi ise damlayan bir civa elektrotta yapılır. Analitlerin difüzyon-kontrollü tepkimesi ile ilgilidir.

VOLONTARİST

ve ruh b. İstenççi.

VOYVODALIK

Voyvoda egemenliği. Voyvodanın egemenliği altındaki ülke.

VOLEYBOLCULUK

Voleybolcu olma durumu.

VODURDANMAK

Homurdanmak.

VOLVULOZİS

Onkoserkozis.

VOLFRAMTAŞI

Mineral. (Fe, Mn) WO2; metalimsi parıltı, koyu kahverengi, kara, çizgi kara-kahverengi, sertlik 5-5.5, özgül ağırlık 7.14-7.54; eşeğimli. En önemli volfram cevheridir.).

  -   -   -  

Anlamında VO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BESLEME

Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.

GELİŞME

Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

DUVAR

Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

DULUK

Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.

KAYNAÇ

Volkan bölgelerinde, belli aralıklarla su ve buhar fışkırtan sıcak kaynak, gayzer.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

İSTENÇÇİLİK

Akla ve bilime değil de iradeye üstünlük tanıyan, ruhsal olayların ve bilgi sürecinin temelinde iradeyi gören bilim dışı öğreti, iradecilik, iradiye, volontarizm.

İSTENÇÇİ

İstenççilik yanlısı olan, iradeci, volontarist.

KAFİLE

Birlikte hareket eden topluluk. Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü. Aynı yöne giden taşıt veya yolcu topluluğu, konvoy.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

ALTIPATLAR

Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.

HİNDİ

Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo). Aptal, şaşkın.

BİYEL

Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.

DUBLAJ

Seslendirme. Voleybolda blok yapan arkadaşının arkasında bıraktığı boşluğu doldurma. Yabancı dildeki filmlerin başka bir dile çevrilmesi işi.

JEODİNAMİK

Volkan, deprem, aşınma vb. etkenlerle yer kabuğunda oluşan değişikliklerin incelenmesi.

ÇÖKÜŞ

Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.

GÖZDE

Benzerleri arasında nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen (kimse veya şey), favori. Önemli bir kimsenin beğendiği kadın.

GERİLİM

Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

ETOBUR

Dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş, omurgalı, memeli (hayvan), etçil, karnivor.