VİLİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "vili" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. vili ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu vili ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

VİLİ

Üzüntü, şaşma bildiren ünlem. Şaşma bildiren ünlem. Alo.

VİLİH

Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.

VİLİY

Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.

  -   -   -  

Anlamında VİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ILTAR

Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir.

BAKAVU

Köpeklerin boynuna takılan çivili tasma.

KAPSÜL

Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

BEDEVİ

Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.

CAN

İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.

MERGUP

Sevilip aranan, istenilen, beğenilen, rağbet edilen.

KUPON

Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş. Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri. Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça. Yalnız bir giysilik dokunmuş veya kesilmiş, üstün nitelikte (kumaş parçası).

AMORTİSMAN

Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.

YAHUDİLİK

Yahudi olma durumu, Musevilik. Yahudi dini, Musevilik.

BİZLENGEÇ

Ucu çivili sopa, üvendire. Övendirenin ucundaki çivi. (Beyağıl Ulukışla Niğde) (bizlengiç) : (Çaltı Gelendost Isparta).

BİZLENGİNÇ

Ucu çivili sopa, üvendire.

MEVLEVİ

Mevlevilik tarikatına bağlı kimse.

KONSOLİT

Vadesi belli olmayan ve yalnızca faizi ödenen devlet tahvili. Bir tür iskambil oyunu.

BİZLENGİÇ

Ucu çivili değnek.

BİZLEMEK

Ucu çivili değnekle hayvanı dürtmek.

SEMAZENBAŞI

Mevlevilikte semayı yöneten dede.

SOYUNMAK

Üstündeki giysilerin bir bölümünü veya tümünü çıkarmak. Kendini herhangi bir biçimde göstermeye, bir işi, bir mesleği yapmaya girişmek. Mevlevilikte tarikata girmek.

HRİSTİYANLIK

Hristiyan dini, İsevilik, Nasranilik. Hristiyan dünyası. Hristiyan olma durumu.

BURÇAK

Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia). Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genel olarak hayvan yemi olarak kullanılan tanesi.

EŞİTLİK

İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.