UY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uy" olan, toplam 354 adet kelime bulunmaktadır. uy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

UYGULANABİLİRLİK, UYARLANABİLİRLİK

15 harfli kelimeler

UYGULAYIMCIERKİ

14 harfli kelimeler

UYGULAYIMCILIK, UYANDIRABİLMEK, UYARLANABİLMEK, UYARLAYABİLMEK, UYARLAYIVERMEK, UYDURULABİLMEK, UYGULANABİLMEK, UYGULATABİLMEK, UYGULAYABİLMEK, UYGULAYIMBİLİM, UYGULAYIMTASAR, UYSALLAŞTIRMAK, UYUŞTURABİLMEK

13 harfli kelimeler

UYDULAŞTIRMAK, UYGULAYICILIK, UYUŞTURUCULUK, UYANDIRABİLME, UYARILABİLMEK, UYARLANABİLİR, UYARLANABİLME, UYARLAYABİLME, UYARLAYIVERME, UYDURULABİLME, UYGULAMACILIK, UYGULANABİLME, UYGULATABİLME, UYGULATTIRMAK, UYGULAYABİLME, UYSALLAŞTIRMA, UYUŞABİLİRLİK, UYUŞTURABİLME, UYUTULABİLMEK, UYUZBÖCEKLERİ, UYUZHAMAMKÖYÜ

12 harfli kelimeler

UYANIKLAŞMAK, UYDURMACILIK, UYDURUKÇULUK, UYURGEZERLİK, UYUŞTURULMAK, UYANDIRILMAK, UYARILABİLME, UYDULAŞTIRMA, UYDURABİLMEK, UYDURUVERMEK, UYGULANIRLIK, UYGULATILMAK, UYGULATTIRMA, UYUMEZLENMEK, UYUNTULANMAK, UYUŞUMSUZLUK, UYUTULABİLME

11 harfli kelimeler

UYANIKLAŞMA, UYDURMASYON, UYGARLAŞMAK, UYGULAYIMCI, UYGUNSUZLUK, UYRUKSUZLUK, UYSALLAŞMAK, UYUŞTURULMA, UYANABİLMEK, UYANDIRILMA, UYANIVERMEK, UYANUGELMEK, UYARABİLMEK, UYDURABİLME, UYDURUVERME, UYGULATILMA, UYLAŞTIRMAK, UYRUMLAYICI, UYUNÇSUZLUK, UYURUYORMAK, UYUŞABİLMEK, UYUŞAMAZLIK, UYUTABİLMEK, UYUYABİLMEK, UYUYAKALMAK, UYUYUVERMEK, UYVATLANMAK

10 harfli kelimeler

UYANDIRMAK, UYARICILIK, UYARLANMAK, UYARLAYICI, UYDULAŞMAK, UYDURULMAK, UYGARLAŞMA, UYGULAMALI, UYGULANMAK, UYGULAYICI, UYKUSUZLUK, UYSALLAŞMA, UYUMSUZLUK, UYUŞMAZLIK, UYUŞTURMAK, UYUŞTURUCU, UYUZLAŞMAK, UYAKDURMAK, UYAKSIZLIK, UYALDIRMAK, UYANABİLME, UYANDIRMAH, UYANIVERME, UYARABİLME, UYARLANMIŞ, UYARMAKLIK, UYARSIZLIK, UYGULATMAK, UYHUSUZLUH, UYRUKLULUK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

UYANDIRMA, UYANIKLIK, UYARCILIK, UYARILMAK, UYARLAMAK, UYARLANMA, UYDULAŞMA, UYDURMACA, UYDURMACI, UYDURUKÇU, UYDURULMA, UYGULAMAK, UYGULANIŞ, UYGULANMA, UYGULAYIM, UYKUCULUK, UYMACILIK, UYUKLAMAK, UYUMLULUK, UYURGEZER, UYUŞTURMA, UYUŞUKLUK, UYUŞURLUK, UYUTULMAK, UYUZLAŞMA, UYABİLMEK, UYALANMAK, UYANDUMAK, UYANLAMAK, UYARILGAN, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

UYARILMA, UYARINCA, UYARLAMA, UYDURMAK, UYGARLIK, UYGULAMA, UYGUNLUK, UYGUNSUZ, UYLAŞMAK, UYMAZLIK, UYRUKLUK, UYRUKSUZ, UYSALLIK, UYUKLAMA, UYUTULMA, UYAROĞLU, UYABİLME, UYALTMAK, UYALUVÇU, UYARICIK, UYARTMAK, UYDAŞLIK, UYDUKENT, UYDURMAÇ, UYGURALP, UYLAŞMAH, UYLUBAĞI, UYNAŞMAK, UYUNTULU, UYUŞMAMA, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

UYAKSIZ, UYANMAK, UYARICI, UYARLIK, UYARMAK, UYARSIZ, UYDULUK, UYDURMA, UYDURUK, UYGURCA, UYKULUK, UYKUSUZ, UYLAŞIM, UYLAŞMA, UYRUKLU, UYSALCA, UYULMAK, UYUMSUZ, UYUNMAK, UYUŞKAN, UYUŞMAK, UYUTMAK, UYUZLUK, UYADMAK, UYAKMAK, UYAKTAŞ, UYALÇAK, UYALĞAN, UYALMAK, UYALMAZ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

UYAKLI, UYANIK, UYANIŞ, UYANMA, UYARAN, UYARCI, UYARIM, UYARIŞ, UYARMA, UYARTI, UYKUCU, UYKULU, UYMACA, UYULMA, UYUMAK, UYUMLU, UYUNMA, UYUNTU, UYUŞMA, UYUŞUK, UYUŞUM, UYUTMA, UYUYUŞ, UYUZLU, UYAKSI, UYAMAK, UYANUH, UYANUK, UYARAÇ, UYAREL, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

UYARI, UYGAR, UYGUN, UYGUR, UYLUK, UYMAK, UYMAZ, UYRUK, UYSAL, UYUMA, UYACA, UYDAŞ, UYDEK, UYDEŞ, UYDUM, UYDÜL, UYFAT, UYGAL, UYGAN, UYGUÇ, UYĞAR, UYĞUN, UYKUN, UYLAŞ, UYLUH, UYMAH, UYMAN, UYNUK, UYRAN, UYRUM, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

UYAK, UYDU, UYKU, UYMA, UYUM, UYUR, UYUZ, UYAN, UYAR, UYAT, UYAZ, UYEZ, UYGA, UYGU, UYHA, UYHİ, UYHU, UYUĞ, UYUK, UYUN, UYUT

3 harfli kelimeler

UYA, UYE, UYH, UYY

2 harfli kelimeler

UY

Bazı kelimelerin anlamları

UY

Korku, acı, acıma bildirir ünlem.

UYGULAYIMTASAR

Bir kent ya da kasabanın düzentasarı çerçevesinde, ona uygun olarak çizilen ve yolların, yapı adacıklarının, bölgelerin ayrıntılarını, tasarlanan yapı düzenini ve uygulama için gerekli bilgileri içeren daha büyük ölçekli tasar.

UYGULAYIMCIERKİ

Ekonomik yaşamın ve devlet yönetiminin siyasacıların değil, uygulayımcıların ve iş adamlarının elinde olması. Bu tür bir düzeni savunan görüş.

UYGULAYIMCILIK

Uygulayımcı olma durumu.

UYGULANABİLİRLİK

Yapılabilirlik.

UYARLAYIVERMEK

Kısa sürede uyarlamak.

UYGULAYABİLMEK

Uygulama imkânı veya olasılığı bulunmak.

UYSALLAŞTIRMAK

Uysal duruma getirmek.

UYARLANABİLİRLİK

Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi.

UYGULAYIMBİLİM

Güç ve bilgiyi denetleme, toplama, biriktirme, işleme, iletme ve benzerleri amaçlar için oluşturulan makinelerin, dizgelerin ve araçların tümü.

UYANDIRABİLMEK

Uyandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

UYGULANABİLMEK

Uygulanmaya elverişli olmak.

UYGULATABİLMEK

Uygulatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

UYARLAYABİLMEK

Uyarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

UYARLANABİLMEK

Uyarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

UYDURULABİLMEK

Uydurulma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında UY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

ACUZE

Huysuz, yaşlı kadın.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ABARTICI

Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük