ULT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ult" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. ult ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ult ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ult olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ULTİMOBRANŞİYAL, ULTRAFİLTRASYON, ULTRASONOTERAPİ

14 harfli kelimeler

ULTRASANTRİFÜJ, ULTRASONOGRAFİ, ULTRASONOSKOPİ

13 harfli kelimeler

ULTRAMİKROTOM, ULTRAPLANKTON, ULTRASONOGRAF

11 harfli kelimeler

ULTRAMODERN, ULTRAVİYOLE, ULTRASONİKS

10 harfli kelimeler

ULTRASCOPE, ULTRASONİK

8 harfli kelimeler

ULTRASON, ULTRASES

7 harfli kelimeler

ULTASIZ

3 harfli kelimeler

ULT

Bazı kelimelerin anlamları

ULT

Bir önceki ay anlamına gelen -Ultimo- (écoulé) sözcüklerinin kısaltılmışı.

ULTRASONOGRAFİ

Doku içlerinin görüntülenmesi amacıyla bir ses kaynağından gönderilen ultrases dalgalarının dokulardan yansımalarının görüntü biçimine dönüştürülerek yorumlanması esasına dayanan görüntüleme yöntemi.

ULTRASONİKS

Ultrasonik ses dalgalarını konu alan bilim dalı.

ULTRASONOSKOPİ

Ultrasonik görüntünün, fotoğrafik bir materyale kayıt edilmeden, ekrandan incelenmesi.

ULTRAVİYOLE

Morötesi.

ULTRAPLANKTON

Büyüklükleri 5 µm'den daha küçük olan plankton.

ULTRAMİKROTOM

Elektron mikroskobik inceleme için, çok ince kesitlerin hazırlanmasında kullanılan alet.

ULTRASONİK

Kulağın duyamayacağı kadar yüksek ses, ultrasonik ses dalgalarıyla ilgili olan.

ULTRAFİLTRASYON

Makromolekül içeren çözeltiden, çözücü ve küçük moleküllerin yarı geçirgen bir zar aracılığıyla basınç uygulanarak zar dışına itildiği ve bu biçimde makromolekülün konsantre edilmesinde kullanılan bir yöntem.

ULTRASONOGRAF

Ultra ses kullanılarak elde edilen görüntü.

ULTRASCOPE

Batı Almanya'da geliştirilen bir geniş görüntülük işlemi.

ULTRAMODERN

Düşünce, eğilim, üslup için en üst sınırda olan, çok modern olan.

ULTRASON

Yansılanım.

ULTRASANTRİFÜJ

Yüksek devirli santrifüj.

ULTİMOBRANŞİYAL

Embriyonel gelişim sırasında beşinci yutak kesesine ait veya oradan köken almış anlamında.

ULTRASONOTERAPİ

Ultrasonla yapılan tedavi.

  -   -   -  

Anlamında ULT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FİTİLLİ

Fitili olan veya fitille ateşlenen. Üzerinde dokuma doğrultusunda fitiller olan (kumaş).

GEZLEMEK

Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.

ANINDA

Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

DÜŞEY

Yer çekimi doğrultusunda olan, şakuli.

DÜMEN

Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Yönetim, idare. Dalavere, hile.

DİREKSİYON

Taşıta istenilen yönü vermeye ve taşıtı belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan düzenek, yönelteç.

BOYLAMASINA

Boyu doğrultusunda.

DOĞRULTMAN

Bir nokta veya bir çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey. Çizgi oluşturan noktanın veya yüzey oluşturan çizginin yönelmesi gereken doğrultuyu gösteren çizgi veya düzlem.

BOYUT

Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

AZİZİYE

Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

EĞİLME

Eğilmek işi. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması.

ÇEKÜL

Ucuna küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç, şakul.

ETKİLEMEK

Etkiye uğratmak, tesir etmek. Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.

DURULTMA

Durultmak işi.

DAYATIŞMAK

Kendi istek ve arzuları doğrultusunda ısrar etmek, inatlaşmak.

DOĞRULTMA

Doğrultmak işi.

DİRSEK

Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası.

DİK

Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).

CAMGÜZELİ

Evlerde süs olarak yetiştirilen, pembe, kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği (Impatiens sultanı).

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük