TUĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tuğ" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. tuğ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tuğ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tuğ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

TUĞGENERALLİK

12 harfli kelimeler

TUĞAMİRALLİK

11 harfli kelimeler

TUĞRAKEŞLİK, TUĞLAMSİLAR, TUĞRULTEKİN

10 harfli kelimeler

TUĞGENERAL, TUĞLACILIK

9 harfli kelimeler

TUĞAMİRAL, TUĞBAYLIK, TUĞCUBAŞI, TUĞLATMAK

8 harfli kelimeler

TUĞRAKEŞ, TUĞALTAN, TUĞALTAY, TUĞLACIK, TUĞLAKÖY, TUĞLALIK, TUĞLAMSI, TUĞLAŞAH, TUĞLEMEK, TUĞSAVAŞ, TUĞSAVUL, TUĞSAVUN, TUĞTEKİN, TUĞÜLMEK

7 harfli kelimeler

TUĞLACI, TUĞRALI, TUĞAYLI, TUĞCALI, TUĞLALI, TUĞRACI, TUĞULGA

6 harfli kelimeler

TUĞBAY, TUĞYAN, TUĞALP, TUĞHAN, TUĞKAN, TUĞKUN, TUĞLAK, TUĞLAN, TUĞLUT, TUĞMEK, TUĞMEN, TUĞRİK, TUĞRUL, TUĞSAN, TUĞSAV, TUĞSEL, TUĞSER, TUĞTAŞ, TUĞTAY

5 harfli kelimeler

TUĞCU, TUĞLA, TUĞRA, TUĞAL, TUĞAR, TUĞÇE

4 harfli kelimeler

TUĞS

3 harfli kelimeler

TUĞ

Bazı kelimelerin anlamları

TUĞ

Sorguç. Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs.

TUĞAMİRAL

Deniz kuvvetlerinde, rütbesi albay ile tümamiral arasında bulunan amiral.

TUĞRAKEŞ

Nişancı.

TUĞCUBAŞI

Padişah tuğcularının başı.

TUĞLACIK

Giresun kenti, Yağlıdere ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TUĞLATMAK

Kapattırmak.

TUĞLACILIK

Tuğlacının yaptığı iş.

TUĞLAMSİLAR

Genellikle, silisyum, alüminyum, krom, mağnezyum, demir, kalsiyum, mangan oksitlerinden oluşan ve yüksek sıcaklık uygulamalarında kullanılan biçimlendirilmiş özdekler.

TUĞAMİRALLİK

Tuğamiral rütbesi. Tuğamiralin makamı ve görevi.

TUĞRAKEŞLİK

Nişancılık.

TUĞBAYLIK

Tuğbayın görevi.

TUĞGENERALLİK

Tuğgeneral olma durumu. Tuğgeneralin görevi, mirlivalık. Tuğgeneralin rütbesi, mirlivalık.

TUĞRULTEKİN

Gözü pek hükümdar.

TUĞALTAY

Tuğ takınmış değerli, yüce kimse.

TUĞGENERAL

Kara ve hava kuvvetlerinde, rütbesi albay ile tümgeneral arasında bulunan general, liva, mirliva.

TUĞALTAN

Tuğ takınmış hükümdar.

  -   -   -  

Anlamında TUĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TUĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEMRE

Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.

DEVİR

Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.

ALBAY

Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

ÇAKIRDOĞAN

Yırtıcı kuşlardan bir tür doğan, tuğrul (Accipiter gentilis).

DÜZEN

Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

ÇANGAL

Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.

BİLEŞİM

Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.

CUMHURİYET

Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi. Cumhuriyet altını.

DERZ

Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

BRİKET

Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.

ATOMCULUK

Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.

ANGLİKANİZM

İngiliz kilisesinin tuttuğu inanç yolu.

DÖLÜT

Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.

EOSEN

Üçüncü Çağın, memelilerin oluştuğu dönemi.

HARÇ

Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.

DELTA

Yunan alfabesinin dördüncü harfi (D). Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova, çatal ağız.

ANIMSATMAK

Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.

GÖÇÜRÜCÜ

Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen unvan.

DUVAR

Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük