TİY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tiy" olan, toplam 53 adet kelime bulunmaktadır. tiy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tiy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tiy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

TİYATROLAŞTIRMAK

15 harfli kelimeler

TİYATROLAŞTIRMA, TİYATROSEVERLİK

14 harfli kelimeler

TİYOSİYANATLAR

12 harfli kelimeler

TİYATROCULUK, TİYABENDAZOL, TİYAMFENİKOL, TİYATROSEVER

11 harfli kelimeler

TİYHSİNMEYH, TİYOKONAZOL, TİYORİDAZİN, TİYOSİYANAT

10 harfli kelimeler

TİYATROLUK, TİYAZİTLER, TİYİŞLEMEK, TİYOGUANİN, TİYOSÜLFAT, TİYSELEMEK

9 harfli kelimeler

TİYATROCU, TİYAMİNAZ, TİYDİRMEK, TİYOESTER, TİYOFANAT

8 harfli kelimeler

TİYATORA, TİYATORU, TİYATURA, TİYATURU, TİYHLEME, TİYİRMEK, TİYOLLER, TİYOTEPA

7 harfli kelimeler

TİYATRO, TİYDİLİ, TİYEKLİ, TİYETER, TİYHMEK, TİYONİN, TİYREKİ

6 harfli kelimeler

TİYEZE, TİYLAK, TİYMEK, TİYNEK, TİYREK

5 harfli kelimeler

TİYAN, TİYAR, TİYEK, TİYİK, TİYİN, TİYTİ

4 harfli kelimeler

TİYH, TİYİ, TİYY

3 harfli kelimeler

TİY

Bazı kelimelerin anlamları

TİY

Şaşkınlık belirtir ünlem : Tiy, hele şu hale bak.

TİYATROLAŞTIRMA

Tiyatrolaştırmak işi.

TİYATROSEVER

Tiyatro tutkusu olan, tiyatroyu seven kimse. Tiyatro tutkunu. Tiyatro sanatına sıkıca bağlı, tiyatro kültürü edinmiş kişi. Tiyatro sanatını, kültürünü edinmiş, tiyatroya köklü olarak bağlı olan kişi.

TİYİŞLEMEK

İki kişinin konuşmasını üçüncü kişi gizlice dinlemek.

TİYATROLUK

Tiyatro özelliği bulunan ya da tiyatroya uygun özellikleri olan. Tiyatro özelliği taşıyan, tiyatroya gider özellikleri bulunan.

TİYORİDAZİN

Piperazinli fenotiyazinler grubundan nöroleptik bir ilaç.

TİYOKONAZOL

İmidazol türevi mantarlara karşı kullanılan bir ilaç.

TİYATROLAŞTIRMAK

Yazılı bir eseri oyun durumuna getirmek.

TİYHSİNMEYH

İrkilmek, ürpermek.

TİYOSİYANAT

Tiyosiyanik asidin (HSCN) SCN- baz kısmı.

TİYAZİTLER

Böbreklerde distal tubullerin ön kısmında sodyum ve klorun geri emilmesini önleyerek idrarla atılımlarını, bikarbonat ve potasyum iyonlarının idrardaki miktarını artıran, kalsiyum atılımını ise azaltan, klortalidon, kinetazon, metolazon ve indapamid gibi orta derecede güçlü bir grup işetici ilaç.

TİYOSİYANATLAR

Tiroit bezi hücrelerinde zardan iyotun taşınmasını engelleyerek iyotun beze girmesini engelleyip guatr hastalığına neden olan ve özellikle siyanürün metabolize edilmesinden sonra açığa çıkan bir bileşik türü.

TİYATROCULUK

Tiyatro sanatçılığı. Tiyatro işletme işi.

TİYATROSEVERLİK

Tiyatrosever olma durumu.

TİYABENDAZOL

Helmintlere özgü bir mitokondriyel enzim olan fumarat redüktazı engelleyerek helmintler üzerine zehirli etki oluşturan ve ayrıca yangı giderici etkisi de bulunan benzmidazol türevi bir ilaç.

TİYAMFENİKOL

Yapıca kloramfenikol benzeri olan, amfenikol grubu bir antibiyotik.

  -   -   -  

Anlamında TİY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TİY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

ARYANİZM

IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AYRICALIKLI

Ayrıcalığı olan, ayrıcalık tanınan, imtiyazlı.

BALKON

Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.

ASKILIK

Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.

ASLA

Hiçbir zaman, hiçbir şekilde, katiyen. Sakın, zinhar.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

BAĞLILIK

Bağlı olma durumu, merbutiyet. Bağlılaşım. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat.

ARACILIĞIYLA

-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.

AYRICALIK

Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

ASA

Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

ARABAŞI

Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.

AYRICALIKSIZ

Ayrıcalığı olmayan, ayrıcalık tanınmayan, imtiyazsız.

BANKER

Banka sahibi. Para, altın vb. taşınır değerlerin ticaretiyle uğraşan kimse. Çok zengin kimse.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük