TİRİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tiri" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. tiri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tiri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tiri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TİRİTLENMEK, TİRİTLEŞMEK

10 harfli kelimeler

TİRİLDEMEK, TİRİTLENME, TİRİTLEŞME

9 harfli kelimeler

TİRİLDEME, TİRİNGALA

8 harfli kelimeler

TİRİBOLU, TİRİLDEK, TİRİNDEZ, TİRİNTAZ, TİRİPSİN, TİRİTLİK

7 harfli kelimeler

TİRİMİT, TİRİNDİ, TİRİŞİN, TİRİTAK

6 harfli kelimeler

TİRİBE, TİRİÇA, TİRİMA, TİRİNA, TİRİNK, TİRİŞE

5 harfli kelimeler

TİRİT, TİRİZ, TİRİD, TİRİK, TİRİL, TİRİN, TİRİS, TİRİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

TİRİ

Sincap.

TİRİTLENMEK

Tiritleşmek.

TİRİBOLU

Büyük ipekli mendil.

TİRİTLEŞME

Tiritleşmek işi, tiritlenme.

TİRİNDİ

1.Pencerenin alt ve üstündeki kirişler.

TİRİNDEZ

İnce davranışlı, duygulu kimse.

TİRİTLİK

Pastırmacılıkta kullanılan sığırın bel kemiği bölümündeki et.

TİRİMİT

Fındık ağaçlarının dibinde yetişen yenilebilir bir çeşit bitki.

TİRİPSİN

Pankreastan salgılanan proteolitik sindirim enzimi.

TİRİLDEME

Tirildemek işi.

TİRİNTAZ

Titiz, temiz, süslü giyinen.

TİRİLDEMEK

Titremek.

TİRİTLENME

Tiritleşme.

TİRİLDEK

Sürekli titreyen kişi.

TİRİTLEŞMEK

Çok yaşlanıp gücü kalmamak, tiritlenmek.

TİRİNGALA

Saban.

  -   -   -  

Anlamında TİRİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

AKVARYUM

Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.

AĞAÇLANDIRILMAK

Ağaçlı duruma getirilmek.

ADAYLIK

Aday olma durumu, namzetlik. Bir görevde yetiştirilme.

ANAGRAM

Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

ALÇI

Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.

ALKARNA

İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

AKZAMBAK

Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki (Lilium candidum).

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

ALTLIK

Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.

AMMA

Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.