TEZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tez" olan, toplam 125 adet kelime bulunmaktadır. tez ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tez ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tez olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

TEZGAHLAYABİLMEK

15 harfli kelimeler

TEZGAHLAYABİLME

13 harfli kelimeler

TEZAURİSMOZİS

12 harfli kelimeler

TEZKERECİLİK, TEZLEŞTİRMEK, TEZGAHLANMAK, TEZGAHTARLIK

11 harfli kelimeler

TEZHİPÇİLİK, TEZLEŞTİRME, TEZGAHÇILIK, TEZGAHLAMAK, TEZGAHLANMA, TEZGENLEMEK, TEZİKTİRMEK, TEZİLLENMEK

10 harfli kelimeler

TEZAUROZİS, TEZBERİDEN, TEZEDENMEN, TEZELİBERİ, TEZGAHLAMA

9 harfli kelimeler

TEZAHÜRAT, TEZKERECİ, TEZLEŞMEK, TEZBEREYE, TEZDENNEN, TEZDİGNEN, TEZDİRMEK, TEZELEMEK, TEZGAHTAR, TEZGENSEL, TEZYİFKAR

8 harfli kelimeler

TEZEKKÜR, TEZELDEN, TEZELLÜL, TEZELZÜL, TEZEVVÜÇ, TEZHİPÇİ, TEZLEMEK, TEZLEŞME, TEZVİRAT, TEZYİNAT, TEZBASAN, TEZCANLI, TEZEBERİ, TEZEDİYE, TEZERGER, TEZERKER, TEZGAHÇI, TEZGEÇER, TEZİKMEK, TEZİTMEK, TEZKİMEK, TEZLİMEK, TEZMECİK, TEZMİCAZ, TEZPİŞEN, TEZPİŞTİ, TEZVEREN

7 harfli kelimeler

TEZAHÜR, TEZATLI, TEZAYÜT, TEZKERE, TEZKİYE, TEZLEME, TEZBERE, TEZBERİ, TEZEDEN, TEZEKÇİ, TEZEKER, TEZELLİ, TEZEREN, TEZEROL, TEZGENE, TEZGERE, TEZGİNE, TEZGİRA, TEZGİRE, TEZİMEK, TEZİNTİ, TEZİPTİ, TEZKİRE, TEZYAKI, TEZYİNİ

6 harfli kelimeler

TEZENE, TEZHİP, TEZLİK, TEZVİR, TEZYİF, TEZYİN, TEZYİT, TEZALP, TEZANA, TEZANE, TEZCAN, TEZCEK, TEZDEN, TEZERE, TEZEYH, TEZGAH, TEZGEN, TEZGİN, TEZGÜL, TEZKAN, TEZKÖY, TEZMEK, TEZMİN, TEZZEK

5 harfli kelimeler

TEZAT, TEZCE, TEZEK, TEZLİ, TEZAL, TEZAY, TEZÇE, TEZDE, TEZEL, TEZER, TEZİK, TEZİM, TEZOK, TEZOL, TEZÜK

4 harfli kelimeler

TEZE, TEZİ

3 harfli kelimeler

TEZ

Bazı kelimelerin anlamları

TEZ

Çabuk olan, süratli. Sav. Üniversitelerde öğrencilerin veya öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel eser. Süratli bir biçimde.

TEZAURİSMOZİS

Depo hastalığı.

TEZGAHLANMA

Tezgâhlanmak işi.

TEZGAHTARLIK

Tezgâhtar olma durumu, tezgâhtarın işi.

TEZGAHLANMAK

Tezgâhlama işine konu olmak.

TEZGAHÇILIK

Tezgâhçı olma durumu.

TEZGENLEMEK

Tezgen gibi davranıp bir tepkimenin hızını etkilemek.

TEZGAHLAYABİLMEK

Tezgâhlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

TEZGAHLAMAK

Dokunacak bezi tezgâha yerleştirmek. Bir iş için hazırlık yapmak, işe girişmek. Yasal olmayan bir işi gerçekleştirmek için plan yapmak.

TEZHİPÇİLİK

Tezhipçi olma durumu.

TEZGAHLAYABİLME

Tezgâhlayabilmek işi.

TEZKERECİLİK

Tezkereci olma durumu.

TEZLEŞTİRMEK

Bir işi çabuklaştırmak, acele ettirmek.

TEZİKTİRMEK

Yolunu şaşırmak. 1.Usandırarak kaçırtmak, bıktırmak. 2.Acele ettirmek.

TEZİLLENMEK

Tez davranmak.

TEZLEŞTİRME

Tezleştirmek işi.

  -   -   -  

Anlamında TEZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

AŞAĞISAMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.

AYAKÇIN

Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

ANESTEZİYOLOJİ

Anestezi bilimi.

AŞAĞILANMA

Aşağılanmak durumu, tezellül.

ANTİBİYOTİK

Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

ARGÜMAN

Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.

BANKO

İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ANESTEZİYOLOJİK

Anestezi bilimsel.

AYRICA

Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

BELİRMEK

Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek. İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek. Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek.

ANESTEZİST

Anestezi uzmanı.

ANTAGONİZMA

Tezat.

AYRAÇ

Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.

ARTIRILMAK

Artırma işine konu olmak, çoğaltılmak, tezyit edilmek.

ATKILAMAK

Dokuma tezgâhlarında mekikle atkı atmak, argaçlamak.

AYAKÇAK

Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.