Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tereddüt" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tereddüt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tereddüt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tereddüt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEREDDÜT
TEREDDÜT
Kararsızlık, duraksama, ikircik, ikirciklik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEREDDÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARARSIZ
Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.
DURAKLAMAK
Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.
DURUKSAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Akan sıvı durulur gibi olmak.
İKİRCİK
İşkil, şüphe, kuruntu. Kararsızlık, tereddüt.
İÇTİHAT
Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.
DURUKMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Düşünceye dalmak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Uslanmak. Konuşurken susuvermek. Durmak, dinmek: Fırtına biraz duruktu. Kımıldamamak. Atılan, düşen ya da suda hareket eden bir şey önüne gelen engele takılıp durmak. Yiyecek boğazda kalmak. Duruklamak. Durmak, karar kılmak.
DURAKSAMALI
Duraksayan, tereddütlü.
MÜTEREDDİT
Tereddüt eden, çekingen, kararsız, ikircimli (kimse).
GICINLAMAK
Duraklamak, tereddüt etmek.
DURUHMAH
Durulmak, berraklaşmak. Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.
ÇİFLEMEK
Karar verememek, tereddüt etmek.
DURUKSUNMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.
ANIHLAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek.
ÇEKİNTİ
Duraksama, kararsızlık, tereddüt.
DEDİRGEME
Şüphe, tereddüt.
DURAKSAMA
Duraksamak işi, tereddüt.
KARARSIZLIK
Kararsız olma durumu, tereddüt. Düzensizlik, istikrarsızlık.
DURAKSAMASIZ
Duraksaması olmayan, tereddütsüz.
ÇİZGİNMEK
Bir şeyin etrafında dönüp durmak. Tereddüt etmek.
DURAKSAMAK
Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.