Kelimeler arşivi içinde; başında "tereddüt" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. tereddüt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tereddüt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tereddüt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEREDDÜT
Kararsızlık, duraksama, ikircik, ikirciklik.
TEREDDÜTLE
Duraksayarak, tereddüt ederek.
TEREDDÜTSÜZ
Tereddüdü olmayan, duraksamasız. Tereddüde yol açmayan. Kararlı olarak, duraksamadan.
TEREDDÜTLÜ
Tereddüdü olan, duraksamalı. Tereddüde yol açan.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEREDDÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEKİNTİ
Duraksama, kararsızlık, tereddüt.
DURAKSAMA
Duraksamak işi, tereddüt.
İKİRCİK
İşkil, şüphe, kuruntu. Kararsızlık, tereddüt.
KARARSIZLIK
Kararsız olma durumu, tereddüt. Düzensizlik, istikrarsızlık.
DURAKSAMASIZ
Duraksaması olmayan, tereddütsüz.
ÇİFLEMEK
Karar verememek, tereddüt etmek.
DURAKSAMALI
Duraksayan, tereddütlü.
KARARSIZ
Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.
DURUKSAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Akan sıvı durulur gibi olmak.
DURUHMAH
Durulmak, berraklaşmak. Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.
ÇİZGİNMEK
Bir şeyin etrafında dönüp durmak. Tereddüt etmek.
DURUKMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Düşünceye dalmak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Uslanmak. Konuşurken susuvermek. Durmak, dinmek: Fırtına biraz duruktu. Kımıldamamak. Atılan, düşen ya da suda hareket eden bir şey önüne gelen engele takılıp durmak. Yiyecek boğazda kalmak. Duruklamak. Durmak, karar kılmak.
MÜTEREDDİT
Tereddüt eden, çekingen, kararsız, ikircimli (kimse).
DURAKSAMAK
Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.
DEDİRGEME
Şüphe, tereddüt.
İÇTİHAT
Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.
ANIHLAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek.
DURAKLAMAK
Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.
GICINLAMAK
Duraklamak, tereddüt etmek.
DURUKSUNMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak.