Kelimeler arşivi içinde; başında "tap" olan, toplam 170 adet kelime bulunmaktadır. tap ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tap ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tap olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAPINCAKÇILIK, TAPTIRABİLMEK
TAPINABİLMEK, TAPKIRANKALE, TAPTIRABİLME
TAPARALAMAK, TAPINABİLME, TAPIRDATMAK, TAPIŞLANMAK, TAPIŞTIRMAK, TAPİRGİLLER, TAPİYHLEMEK, TAPPIŞLAMAK, TAPŞINLAMAK, TAPŞİNLEMEK, TAPŞURULMAK
TAPABİLMEK, TAPAKLAMAK, TAPALANMAK, TAPANLAMAK, TAPANNAMAK, TAPIHLAMAH, TAPIKLAMAK, TAPILDAMAK, TAPINDIRIK, TAPIRDAMAK, TAPIŞLAMAK, TAPIŞLANMA, TAPİKLAMAK, TAPİKLEMEK, TAPONCULUK, TAPPAKİRİŞ, TAPPILAMAK, TAPŞALAMAK, TAPUKLAMAK, TAPULANMAK
TAPABİLME, TAPALAMAK, TAPALANMA, TAPANLAMA, TAPANSARA, TAPÇINMAK, TAPDURMAK, TAPIKLAMA, TAPILAMAH, TAPILAMAK, TAPIRDAMA, TAPIŞLAMA, TAPLABUÇA, TAPLANMAK, TAPLATMAK, TAPŞIRMAĞ, TAPŞIRMAH, TAPŞIRMAK, TAPTIRMAK, TAPUCULUK, TAPULAMAK, TAPUSAMAK
TAPALAMA, TAPALMAK, TAPBASAN, TAPDÜŞTÜ, TAPILMAĞ, TAPILMAK, TAPINCAK, TAPINMAK, TAPIŞMAK, TAPITMAK, TAPİYOKA, TAPKIRAN, TAPLAMAK, TAPSEREN, TAPSIMAK, TAPŞIRIK, TAPŞIRMA, TAPTAKIR, TAPTAMAĞ, TAPTAMAK, TAPTIRMA, TAPULAMA
TAPANÇA, TAPASIZ, TAPBACA, TAPETUM, TAPILDU, TAPILTI, TAPINAK, TAPINIŞ, TAPINMA, TAPIRCI, TAPIRTI, TAPIŞMA, TAPİOKA, TAPİZİR, TAPLAĞI, TAPLAMA, TAPMACA, TAPONCU, TAPPİNG, TAPTABI, TAPTAĞI, TAPTAPA, TAPTAZE, TAPUKÖY, TAPUSUZ, TAPYOKA
TAPALI, TAPBAH, TAPBAK, TAPBAŞ, TAPDAH, TAPDÜŞ, TAPGAÇ, TAPHIR, TAPINÇ, TAPKAÇ, TAPKIN, TAPKIR, TAPKUR, TAPLAK, TAPLAN, TAPMAĞ, TAPMAK, TAPPIR, TAPSAK, TAPSIZ, TAPTAH, TAPTAK, TAPTAP, TAPTIK, TAPTUK, TAPTUP, TAPUCU, TAPULU
TAPAÇ, TAPAN, TAPAŞ, TAPBA, TAPCA, TAPÇI, TAPHA, TAPIK, TAPIL, TAPIR, TAPIŞ, TAPIT, TAPIZ, TAPİK, TAPİL, TAPİR, TAPKA, TAPLA, TAPLI, TAPLU, TAPMA, TAPON, TAPOR, TAPPA, TAPRI, TAPŞA, TAPTI, TAPUĞ, TAPUK, TAPUL, Devamını Oku »»
TAPA, TAPI, TAPİ, TAPU
TAP
TAP
Eski evlerde tavana yakın açılan küçük pencere. 1.Okul sırası : Tapımda kitap var. Ev tavanlarında direkler üzerine konan tahtalar, silme tahtası. Uygun, oranlı. Leke, ben. Güç, kuvvet. Arka, art : Tapımı takip et. Doğru. Dikkat. Tepe ya da dağ üstündeki düzlükler. Güç: İhtiyarlık tapsıslıktır. Tandıra düşüp kül üstünde pişen ekmek. Arka, geri. Yetişir, kâfi. Doğru, hatasız. Tamamen, büsbütün, hep. Eşit, müsavi. Hemen, derhal.
TAPİYHLEMEK
Uyuklamak; bir yerde oturup boşu boşuna zaman harcamak.
TAPTIRABİLMEK
Taptırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TAPARALAMAK
Paylamak.
TAPKIRANKALE
Kahramanmaraş şehrinde, Gücük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TAPIŞLANMAK
Tapışlama işi yapılmak.
TAPTIRABİLME
Taptırabilmek işi.
TAPIŞTIRMAK
1.Araştırmak : Oraya ne gibi şeyler sevkedileceğini tapıştırmaktayım. Aktarmak, ısmarlamak.
TAPPIŞLAMAK
Birini beğenerek arkasını okşamak. Hamurun üstünü düzeltmek için hafif hafif vurarak elle sıvamak.
TAPINABİLMEK
Tapınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TAPINCAKÇILIK
Fetişizm. İçerisinde büyüsel bir güç olduğuna ya da belli bir cinin eğleştiğine inanılan taş, boynuz, pençe, post, deri, bez parçası ve benzerleri nesnelerden yarar umma; onlara korkuyla karışık dinsel ve büyüsel saygı duyma. Nesnelerle bireylerin kendilerine değgin olmayan ruhlarca ele geçirilmelerine ilişkin halk öğretisi ya da tapıncakla ilgili olarak yapılan dilekte bulunma, kurban kesme ve kutyasaklara kesinkes uyma gibi uygulamalardan oluşan bir saygınlık düzeni, bk. tapıncak. karşılığı din, büyü, cancılık. Herhangi bir nesne ya da varlığa karşı duyulan aşırı ve tapınmaya benzer bağlılık. Karşı cinsle ilişkisi olan giysi ve benzeri şeylerle cinsel coşku ve doygunluk sağlama durumu. İlkel sayılan toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan doğal ya da yapay, cansız ya da canlı nesnelere tapınma.
TAPINABİLME
Tapınabilmek işi.
TAPŞİNLEMEK
Candan el çırpmak, alkışlamak ya da bir müziğe tempo tutmak.
TAPŞINLAMAK
Candan el çırpmak, alkışlamak ya da bir müziğe tempo tutmak.
TAPIRDATMAK
Ayak ya da sopa ve benzerleri şeyleri yere vurarak tap tap ses çıkartmak. Oraya buraya koşturmak. Tez yapılması gereken, yorucu iş vermek.
TAPİRGİLLER
Tek parmaklılardan tapir türlerini içine alan bir familya.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
BİBLİYOFİL
Kitapsever.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
ATEŞPEREST
Ateşe tapan.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
AYLI
Üzerinde ay biçimi bulunan. Gebe. Ay ışığı olan, mehtaplı.
BETİK
Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula.
BAP
Kapı. Kitaplarda bölüm, başlık. Arap dil bilgisinde mastar çeşitlerinden her biri. Konu, husus.
BASILI
Basılarak yerleştirilmiş. Basımevinde basılmış (kâğıt, kitap vb.), matbu.
ANSİKLOPEDİ
Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.
BENT
Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.
AKROPOL
Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale.