Sonu TANE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tane" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tane ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tane olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tane olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

GÜNEYKESTANE

11 harfli kelimeler

KARAKESTANE

10 harfli kelimeler

ENSTANTANE, SERMESTANE

9 harfli kelimeler

SİMULTANE, ALACATANE

8 harfli kelimeler

SPONTANE

7 harfli kelimeler

TEVTANE, DOSTANE, TEFTANE, ŞEYTANE, SIFTANE, NURTANE, GÜLTANE, BİRTANE, POSTANE, PASTANE, MESTANE, KESTANE, HASTANE, FETTANE

4 harfli kelimeler

TANE

Bazı kelimelerin anlamları

TANE

Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu.

TEFTANE

Haşarı, yaramaz. Akıllı.

SIFTANE

Önceden.

ENSTANTANE

Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi. Bu yöntemle çekilen fotoğraf. Anlık.

DOSTANE

Dostça.

TEVTANE

Huysuz, edepsiz. Hırçın, huysuz, yaramaz.

NURTANE

Parlak ve ışıklı olan.

SERMESTANE

Sarhoşça.

GÜNEYKESTANE

Bursa ilinde, Tahtaköprü bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ALACATANE

Bulgurla pişmiş mercimek yemeği. Bulgur ile mercimeği, karıştırarak pişirilen yemek. (Dereköy Eşme Uşak).

KARAKESTANE

Sinop ili, Yenikonak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BİRTANE

Söyleyiş: Birta(:)ne Biricik.

GÜLTANE

Gül tohumu.

SİMULTANE

Anında.

SPONTANE

Anlık. Kendiliğinden.

ŞEYTANE

Mandal.

  -   -   -  

Anlamında TANE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMELİYATHANE

Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

ASANSÖRCÜ

Asansörün bakım ve onarımını yapan kimse. Otel, hastane vb. büyük kuruluşlarda asansörün düzenli çalışmasını sağlayan kimse.

ARPA

Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.

ALTMIŞLIK

İçinde altmış tane bulunan. Altmış yaşında olan veya görünen.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

ANINDA

Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.

ARAKA

İri taneli bezelye.

ADET

Sayı. Tane.

ASABİYE

Sinir bilimi. Sinir hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

ANLIK

Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

AMBERBU

Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü.

ALAKARGA

Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

ALTILIK

Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ALTIPATLAR

Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.

ALTILI

Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.