T ile başlayan 3 harfli kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "t" olan, 3 harfli toplam 123 adet kelime bulunmaktadır. t harfi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu t harfi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde t harfi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Sözcüklerin anlamı için kelime üzerindeki bağlantılardan faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TOF

Badem ve ceviz kabukları üstündeki etenli bölüm.

TİR

1.Küçük parçalara ayrılmış toprak, evlek. 2.Ekin sulamak için tarlada açılan ark. 3.Göl çevresine yığılan toprak, set : Alçak tir göle dayanmaz. 4.Deniz kıyısı, yalı. 5.Tarla kıyılarını belirlemek için yapılmış toprak set. 6.İki tarla arasında sınır olan ince yol. 1.Patlamamış pamuk kozası: Pambuklar bu il maşalla iyi tir saldı. 2.Büyük taneli, yumuşak bir çeşit buğday. Üstü ince toprakla örtülü taşlık, kayalık yer. Büyük heybe. Ekilmiş bostanın bir bölümü. Pirinç tarlasının evleklerini ayıran sınır.

TUİ

Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, balcıgiller (Meliphagidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, kara, ak renkli, Yeni Zelanda'da yaşayan bir kuş türü. (Prosthemadera novae-zealandiae), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının balcıgiller (Meliphagidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 30 cm. Kara-ak renklidir. Yeni Zelandada yaşar.

TER

Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı, arak (I).

TAT

Canlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum. Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar. Dilsiz. Hoşa giden durum, lezzet, zevk. Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı. Tatlılık.

TÜF

Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı.

TEK

Eşi olmayan, biricik, yegâne. Yalnızca. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri. İki ile bölünemeyen (sayı). Hiç, hiçbir. Sessiz, hareketsiz, uslu. Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki).

TAP

Eski evlerde tavana yakın açılan küçük pencere. 1.Okul sırası : Tapımda kitap var. Ev tavanlarında direkler üzerine konan tahtalar, silme tahtası. Uygun, oranlı. Leke, ben. Güç, kuvvet. Arka, art : Tapımı takip et. Doğru. Dikkat. Tepe ya da dağ üstündeki düzlükler. Güç: İhtiyarlık tapsıslıktır. Tandıra düşüp kül üstünde pişen ekmek. Arka, geri. Yetişir, kâfi. Doğru, hatasız. Tamamen, büsbütün, hep. Eşit, müsavi. Hemen, derhal.

TEZ

Çabuk olan, süratli. Sav. Üniversitelerde öğrencilerin veya öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel eser. Süratli bir biçimde.

TAO

Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, tinamular (Tinamiformes) takımının, tinamugiller (Tinamidae) familyasından, Bolivya ve Brezilya'da yaşayan bir kuş türü. (Tinamus tao), Tinamular (Tinamiformes) takımının tinamugiller (Tinamidae) familyasından bir kuş türü. Bolivya ve Brezilyada yaşar.

TUY

Tüy. Dut. Eski türkçe tü / tüg: tüy; kıl.

TAJ

Taç. Arapça kökenli tâc: taç. Taş.

TOM

Çatıyı döşemek için ince tahtalar yapmaya yarayan küçük tomruk. Tohum.

TUD

Dut.

TAŞ

Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. Dama, domino ve benzerleri oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri. 7. tıp Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde. 8. jeol. Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça. 9. mec. Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. Gönü işlemekte kullanılan bir araç. Kimyasal veya fiziksel özellikleri değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan, sert ve katı madde. Çeşitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçası. (Söz sanatı terimi) Kapalıca yapılan sitem veya takışma. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Değirmen taşı. (Bünyan Kayseri).

TÖL

Güç kuvvet, erk : Töllü adam. Çelikçomak oyununda çeliğin değnekle vurulup atılması. Çocuk. Elverişli, uygun durum: Tölüne gelirse kazanırım. Tutumluluk. Mahalle, semt, bölüm.

TAR

Doğu Anadolu ile Azerbaycan'da çalınan bir çalgı türü.

TÖZ

Kök, asıl, cevher. Değişenlerin özünde değişmeden kaldığı varsayılan idealist kavram, cevher. Kulak arkasındaki çukur yer. Halk dilinde Kel koyun, boynuzsuz koyun. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Asıl, tabiat, künh, asli cevher.

TÜK

Tüy, ince kıl. Yosun. Hindi. Soğanın tohum taşıyan erkek organı. Tüy.

TIR

Genellikle uluslararası kara yolu taşımacılığında kullanılan, dingil sayısı fazla olan uzun kamyon.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük