Sonu TÜYE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tüye" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tüye ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tüye olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tüye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TÜYE

Deve.

  -   -   -  

Anlamında TÜYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HIYANET

Kutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme veya karşı davranma, hainlik, ihanet. Güveni kötüye kullanma, aldatma, vefasızlık.

SUİSTİMAL

Görev, yetki vb.ni kötüye kullanma.

KÖTÜMSER

Her şeyi kötü yanıyla ele alan, hep en kötüyü bekleyen, kötüye yorumlayan, karamsar, bedbin, pesimist, iyimser karşıtı.

SOYSUZ

Soyunun özelliklerini yitirmiş olan (kimse, bitki vb.), dejenere. Biyolojik ve toplumsal ölçüler yönünden göze batacak kadar kötüye giden (kimse), dejenere. Kötü tanınmış, ahlaksız.

TİRAN

Eski Yunan'da siyasal gücü zorla ele geçiren, onu kötüye kullanan kimse. Acımasız, gaddar, despot.

ACILANMAK

Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.

LEKELENME

Lekelenmek işi. Adı kötüye çıkma.

DERTLENMEK

Üzüntüye kapılmak, dertli duruma gelmek, kaygılanmak.

SİNEMASKOP

Geniş bir sahnenin 55 milimetrelik film üzerindeki görüntüye sığdırılmasından sonra göstericiye takılan, ikinci bir merceğe sıkıştırılmış görüntüyü, asıl büyüklüğüne çevirmesi temeline dayanan geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği.

İSTİSMAR

Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. Sömürme.

YOLSUZLUK

Yolsuz olma durumu. Parasızlık. Bir görevi, bir yetkiyi kötüye kullanma.

ARGALI

Dikiş hatasından dolayı elbisenin ütüye uymıyan tarafı. Yaban koyunu.

TEKERLENMEK

Yuvarlanmak, dönmek. Durumu bozulmak, kötüye gitmek. Uğraşmak, peşinde koşmak, yuvarlanıp gitmek.

İSTİSMARCI

Birinin iyi niyetini kötüye kullanan (kimse). Sömürücü.

KUŞKU

Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.

RENKLİ

Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

MUZMAHİL

Çökmüş, çöküntüye uğramış.

NEZARETLİ

Görünüşlü, görüntüye sahip, manzaralı.

DAMGA

Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum. Bu araçla basılan nişan, işaret. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik.

ZEHRETMEK

Tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, bunaltmak, acı vermek, sıkmak, üzmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük