SAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sat" olan, toplam 120 adet kelime bulunmaktadır. sat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SATHİLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

SATHİLEŞTİRME, SATTIRABİLMEK

12 harfli kelimeler

SATRANÇÇILIK, SATAŞABİLMEK, SATAŞUGELMEK, SATELLİTOZİS, SATILABİLMEK, SATILMIŞOĞLU, SATTIRABİLME

11 harfli kelimeler

SATANİSTLİK, SATHİLEŞMEK, SATAŞABİLME, SATELLİTİZM, SATILABİLME, SATSUMAGAGE

10 harfli kelimeler

SATAŞILMAK, SATHİLEŞME, SATABİLMEK, SATILARKÖY, SATIMCILIK, SATIRLAMAK, SATIVERMEK, SATURASYON, SATURNALİA, SATURNALYA, SATÜRASYON

9 harfli kelimeler

SATAŞILMA, SATICILIK, SATRANÇÇI, SATRANÇLI, SATTIRMAK, SATABİLME, SATALAMAK, SATANSARI, SATICILAR, SATIHANIM, SATIRBAŞI, SATIVERME, SATLAŞMAK, SATMANLIK, SATRAPLIK

8 harfli kelimeler

SATANİST, SATAŞKAN, SATAŞMAK, SATHİLİK, SATILMAK, SATIMLIK, SATLICAN, SATTIRMA, SATANİZM, SATASIYA, SATELLİT, SATILMIŞ, SATIRANÇ, SATIRKAÇ, SATIYÜZÜ, SATİLMAK, SATMAZLI, SATULMAK

7 harfli kelimeler

SATAŞMA, SATILIK, SATILIŞ, SATILMA, SATIMCI, SATİRİK, SATRANÇ, SATSUMA, SATAKLI, SATAPAY, SATAŞAN, SATIBEY, SATICIK, SATIGÜL, SATIKÇI, SATIKÖY, SATILAN, SATILAR, SATIMCA, SATIRAC, SATİYAN

6 harfli kelimeler

SATICI, SATMAK, SATRAP, SATÜRN, SATVET, SATAMA, SATDIH, SATIKA, SATKÖY, SATLAK, SATLIK, SATMAN, SATRAÇ, SATURA

5 harfli kelimeler

SATEN, SATHİ, SATIH, SATIM, SATIR, SATIŞ, SATMA, SATAH, SATAK, SATAN, SATAR, SATDA, SATIA, SATIK, SATIL, SATİN, SATUK, SATUT, SATÜN, SATYR

4 harfli kelimeler

SATI, SATA, SATİ, SATU

3 harfli kelimeler

SAT

Bazı kelimelerin anlamları

SAT

1.Yalın, yalnız, tek. 2.Tüm, bütün. Bile, üstelik, hatta : O kadar canı sıkıldı sat ağladı. Et tahtası. Saat. Yalnız, yalın, tek. Set.

SATILABİLMEK

Satılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SATHİLEŞTİRMEK

Yüzeyselleştirmek.

SATILMIŞOĞLU

Eskişehir şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SATANİSTLİK

Satanist olma durumu.

SATRANÇÇILIK

Satranççı olma durumu.

SATILABİLME

Satılabilmek işi.

SATHİLEŞMEK

Yüzeyselleşmek.

SATAŞABİLMEK

Sataşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SATELLİTOZİS

Zedelenmiş sinir hücresinin çevresinde çok sayıda oligodendrogliya veya mikrogliyanın toplanması. Beynin amigdal, talamus ve derin kortikal katlarında sinir hücresinin çevresinde oligodendrogliyanın bulunması fizyolojik olup satellitozis olarak değerlendirilmez.

SATHİLEŞTİRME

Yüzeyselleştirme.

SATELLİTİZM

Belli bakteri türlerinin başka bakteri kolonilerinin çevresinde ve onların ürettikleri esansiyel metabolitler sayesinde daha iyi üremeleri olayı.

SATAŞABİLME

Sataşabilmek işi.

SATTIRABİLME

Sattırabilmek işi.

SATAŞUGELMEK

Birdenbire karşılaşmak, rast gelmek.

SATTIRABİLMEK

Sattırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında SAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALICI

Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

AKSESUARCI

Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.

AKTAR

Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AKSATIŞ

Aksatma işi.

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

AĞIZLIKÇI

Ağızlık yapan veya satan kimse.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ALİVRE

Önceden satış.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AKSATMA

Aksatmak işi.

ABAJURCU

Abajur yapan veya satan kimse.

AÇMACI

Açma yapan veya satan kimse.

AKTARİYE

Aktarın sattığı şeyler.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

AKARYAKITÇI

Akaryakıt satan kimse.

ALACAKLANDIRICI

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.

ALACAKLANDIRMAK

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük