SANT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sant" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. sant ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sant ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sant olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SANTİMANTALİTE, SANTİMANTALİZM, SANTİMETREKARE

13 harfli kelimeler

SANTİMETRELİK, SANTİLİTRELİK, SANTİMETREKÜP, SANTRİFUJLEME

12 harfli kelimeler

SANTRALCİLİK

11 harfli kelimeler

SANTİMANTAL, SANTRİFÜJÖR, SANTURCULUK

10 harfli kelimeler

SANTİLİTRE, SANTİMETRE

9 harfli kelimeler

SANTİGRAM, SANTİGRAT, SANTRALCİ, SANTRİFÜJ, SANTIRANÇ, SANTRİFUJ

8 harfli kelimeler

SANTRFOR, SANTRHAF, SANTURCU, SANTIRAÇ, SANTIRAL, SANTIRAŞ, SANTONİN, SANTRAMA

7 harfli kelimeler

SANTİAR, SANTRAL, SANTURİ, SANTRAŞ

6 harfli kelimeler

SANTİM, SANTRA, SANTUR, SANTIR

4 harfli kelimeler

SANT

Bazı kelimelerin anlamları

SANT

Çiftte zincir yerine kullanılan taze meşe ağacından bükülerek yapılan bir araç.

SANTİMETREKÜP

Kenarı 1 santimetre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi.

SANTİMETRELİK

Belli bir santimetre uzunluğunda olan. Dalga boyu bir ile on santimetre arasında değişen radyo dalgaları gölgesi.

SANTİGRAT

Suyun buz olma noktasını 0, buharlaşma noktasını 100 sayarak arasını derece olarak adlandıran, yüz eşit kısma bölme yoluyla bulunan ısı ölçeği (°C).

SANTİMANTAL

Duygulu, içli, hassas.

SANTİMETRE

Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).

SANTURCULUK

Santurcunun yaptığı iş.

SANTİMANTALİTE

Hassaslık, duygululuk, içtenlik.

SANTRİFUJLEME

Çok hızlı döndürmeyle, katıları sıvılardan veya yoğunluk farkından yararlanarak sıvıları birbirinden ayırma tekniği.

SANTİLİTRELİK

Belli bir santilitre hacminde olan.

SANTİLİTRE

Bir litrenin yüzde biri (cl).

SANTRİFÜJÖR

Santrifüj.

SANTİMETREKARE

Kenarı 1 santimetre olan bir karenin alanına eşit yüzey ölçüsü birimi.

SANTİMANTALİZM

Aşırı duygululuk, davranışlarına duygularıyla yön veren kimsenin durumu.

SANTİGRAM

Bir gramın yüzde biri, bir desigramın onda biri (cgr).

SANTRALCİLİK

Santralcinin yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında SANT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖCEK

Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

AYVADANA

Yüksekliği 15-70 santimetre, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki (Achillea nobilis).

ÇAPAK

Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

BOZAYI

Ayıgillerden, Avrupa ve Kuzey Asya'da sık ormanlarda yaşayan, uzunluğu yaklaşık olarak 2,5 metre, kuyruğu 8 santimetre olan, tüyleri esmer kahverengi bir tür ayı (Ursus arctos).

BUKALEMUN

Bukalemungillerden, 20-30 santimetre boyunda, renk değiştirmesiyle ünlü bir tür sürüngen, kaya keleri (Chamaeleo chamaeleon). Davranışını, görüşünü çıkarına göre değiştiren kimse.

DARIFÜLFÜL

Doğu Hint Adaları'nda yabani olarak yetişen, tırmanıcı, meyveleri 6 santimetre uzunluğunda, 7 milimetre çapında, koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli, iştah açıcı bir bitki (Fructus Piperis longi).

BURGATA

Tel ve bitkisel halatların inç olarak çevresini belirten, 2,54 santimetreye eşit olan birim.

ASİTÖLÇER

Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.

DEKOVİL

Ray aralığı 60 santimetre veya daha az olan, araçları buhar, hayvan veya insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu.

ALACABALIKÇIL

Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.

AYRIKSI

Alışılagelmiş töre ve davranışlara aykırı olan, eksantrik. Başka, bambaşka, apayrı, eksantrik.

BAĞIRDAK

Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.

BENİÇİNCİ

Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

BİLENMEK

Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük