Kelimeler arşivi içinde; başında "samanı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. samanı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu samanı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde samanı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAMANI
SAMANI
Sarı renk.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAMANI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAMANLI
Samanı olan.
NAMLI
Ünlü. Samanından ayrılmış arpa, buğday yığını.
CEC
Savrularak samanından ayrılmış tahıl yığını.
HEBÜK
Harmanda samanı bir araya toplamaya yarayan araç, sıyırga.
CILGA
İnce, dar, taşlı yol, patika. İnce dal. Odun lifleri, kıymık. Küçük pulluk. Engel. Samanın uçmasını önleyen kazıkların her biri. Deste olarak dizilmiş ekin. Hayvanlar için ağaçtan yapılmış nazarlık. Fundalık. İnce dar yol, patika. Biçilmiş, bağlam yapılmamış ekin. Dar yol, patika, az akan su. İnce uzun, incecik. Yamaçlardaki tarlaları sürmek için kullanılan eğik saban. (Tıtgir, Ilıca Erzurum). Altı çift öküzle çekilen iki tekerlekli saban. (Çıldır Kars). Tek döner kulaklı pulluk. (Ispir Erzurum). İşleme (Darıveren Acıpayam Denizli). Biçilmiş ekin yığını. (Kamanlar, Ilıca Güdül Ankara; Yenikent Aksaray Niğde) (cıvga) : (Adalıkuzu Güdül Ankara) (cuğul) : (Minoz Kavak Samsun).
CEÇ
Savrularak samanından ayrılmış tahıl yığını. Kabuğu çıkarılmış fındık, ceviz ve mısır.
BAYA
Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.
GEVSELEMEK
Hayvan, sevmediği ot ve samanı yemeyerek ağzında dolaştırıp çıkarmak.
CEJ
Savrularak samanından ayrılmış tahıl yığını.
ÇEŞ
Savrularak samanından ayrılmış tahıl yığını. Yan taraf: Karşıki ağacın çeşinden arı gitti. Kabuklu fındık.
DELCE
Bir bitkinin kılçıklı olan tohumu, delice: Buğday çok delceli. Yabani, aşılanmamış zeytin ağacı sürgünü, yabani ağaç. Kağnılarda ot ve samanın dökülmemesi için, kağnının yan tarafına konulan birbirine çatılmış iki uzun sırık.
DELECE
Şahin, atmaca. Kağnılarda ot ve samanın dökülmemesi için, kağnının yan tarafına konulan birbirine çatılmış iki uzun sırık.
BADAZ
Hububat kaldırıldıktan sonra harman yerinde kalan toprak, çöp ve samanla karışık taneler, harman döküntüsü. Savrulan ekinin ince samanı. Sarı yüzlü, hastalıklı, solgun.
HAKGÖTÜRE
Saman kaldırmaya yarayan büyük yaba: Samanı yerden kaldırırken hakgötüre kırıldı.
ALIKLAMA
Kaba ve hafif yük: Samanı çuvala alıklama yapıverdim.
CEŞ
Savrularak samanından ayrılmış tahıl yığını. Buğday yığını. Tahıl yığını (Kırşehir).
CECİN
Darı samanı: Bunun cecinini mal yemez.
ÇİÇİ
Yenge. Savrularak samanından ayrılmış tahıl yığını. Keçi çağırma ünlemi. Tavukları çağırma ünlemi. Yeni açılan yara. Çocuk dilinde yeni ve güzel. Şımarık, arsız. Et (çocuk dilinde). Renkli olan pamuklu ve ipekli kumaş parçaları (çocuk dilinde).
GOTGOZERİ
Savrularak samanından ayrılan buğdayın kalburdan geçirildiği zaman geriye kalan çöpleri.
BİÇERDÖVER
Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.