SÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "" olan, toplam 1137 adet kelime bulunmaktadır. sü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SÜPERFOLİKÜLASYON

16 harfli kelimeler

SÜPERMARKETÇİLİK, SÜMÜKLEĞENBÖCEĞİ, SÜPERFEKONDASYON, SÜREĞENLEŞTİRMEK, SÜREKLİLEŞTİRMEK

15 harfli kelimeler

SÜBLİMLEŞTİRMEK, SÜLEYMANHACILAR, SÜLFADİMETOKSİN, SÜLFAMETOKSAZOL, SÜMÜKLEENHÖCEĞİ, SÜPERENFEKSİYON, SÜREĞENLEŞTİRME, SÜREKLİLEŞTİRME, SÜRÜKLENEBİLMEK, SÜRÜKLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SÜBLİMLEŞTİRME, SÜRÜKLENDİRMEK, SÜRÜKLEYİCİLİK, SÜTLEĞENGİLLER, SÜLEYMANBEYLER, SÜLEYMANFAKILI, SÜLEYMANHÜYÜĞÜ, SÜPERİKONOSKOP, SÜPEROVULASYON, SÜRATLENDİRMEK, SÜRDÜRÜMLENMEK, SÜRÜKLENEBİLME, SÜRÜKLEYEBİLME

13 harfli kelimeler

SÜMMETTEDARİK, SÜPERMARKETÇİ, SÜREĞENLEŞMEK, SÜRNATÜRALİST, SÜRNATÜRALİZM, SÜRÜKLENDİRME, SÜRÜNDÜRÜLMEK, SÜKSİNİLKOLİN, SÜLEYMANKÜMET, SÜLEYMANOBASI, SÜLEYMANUŞAĞI, SÜLFAGUANİDİN, SÜLFONAMİDLER, SÜLÜKLÜPANCAR, SÜMÜKLÜBALIĞI, SÜMÜKLÜBÖYCÜK, SÜMÜKLÜGENGAZ, SÜNDÜREBİLMEK, SÜPERFETASYON, SÜPERFÖTASYON, SÜPERMOTİLİTE, SÜPERTANSİYON, SÜRATLENDİRME, SÜRDÜREBİLMEK, SÜRDÜRÜMCÜLÜK, SÜRDÜRÜMLEMEK, SÜRDÜRÜMLENME, SÜSLEYEBİLMEK, SÜSLÜBÖCEKLER

12 harfli kelimeler

SÜBLİMLEŞMEK, SÜLFÜRİMETRE, SÜMSÜKGİLLER, SÜMSÜKLEŞMEK, SÜNGERLEŞMEK, SÜNNETSİZLİK, SÜPÜRGECİLİK, SÜREĞENLEŞME, SÜRTÜKLEŞMEK, SÜRTÜŞTÜRMEK, SÜRÜNDÜRÜLME, SÜSLEMECİLİK, SÜSLENDİRMEK, SÜTLENDİRMEK, SÜZGÜNLEŞMEK, SÜLEĞEGABAĞI, SÜLEYMANHACI, SÜLFADİMİDİN, SÜLFADİYAZİN, SÜLFADİYAZOL, SÜLFAMERAZİN, SÜLFANİLAMİD, SÜLLERTOKLAR, SÜMDÜKLENMEK, SÜMSÜKLENMEK, SÜMTÜKLENMEK, SÜMÜKLÜBÖCEK, SÜMÜKLÜBÖYCÜ, SÜNDÜKLENMEK, SÜNDÜREBİLME, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

SÜBLİMLEŞME, SÜBVANSİYON, SÜFLİLEŞMEK, SÜLFATLAŞMA, SÜLFÜRLEMEK, SÜLÜNGİLLER, SÜMBÜLTEBER, SÜMEROLOJİK, SÜMSÜKLEŞME, SÜNGERCİLİK, SÜNGERLEŞME, SÜNGÜLENMEK, SÜNGÜLEŞMEK, SÜNNETÇİLİK, SÜNNETLEMEK, SÜPERMARKET, SÜPRÜNTÜLÜK, SÜREKSİZLİK, SÜRGÜLENMEK, SÜRMELENMEK, SÜRTÜKLEŞME, SÜRTÜŞTÜRME, SÜRÜKLENMEK, SÜRÜKLETMEK, SÜRÜKLEYİCİ, SÜRÜMSÜZLÜK, SÜRÜNDÜRMEK, SÜRÜNGENLER, SÜRÜŞTÜRMEK, SÜSENGİLLER, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

SÜFLİLEŞME, SÜLFATLAMA, SÜLFİTLEME, SÜLFÜRLEME, SÜMKÜRTMEK, SÜNGÜLEMEK, SÜNGÜLENME, SÜNGÜLEŞME, SÜNNETLEME, SÜPRÜNTÜCÜ, SÜPÜRGELİK, SÜPÜRÜLMEK, SÜRÇTÜRMEK, SÜRÇÜLİSAN, SÜREGELMEK, SÜREKLİLİK, SÜRESİZLİK, SÜRGÜLEMEK, SÜRGÜLENME, SÜRMELEMEK, SÜRMELENME, SÜRREALİST, SÜRREALİTE, SÜRREALİZM, SÜRÜKLEMEK, SÜRÜKLENİŞ, SÜRÜKLENME, SÜRÜKLETME, SÜRÜKLEYİŞ, SÜRÜNDÜRME, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

SÜMKÜRMEK, SÜMSÜKLÜK, SÜNDÜRMEK, SÜNEPELİK, SÜNGERLER, SÜNGÜLEME, SÜNNETLİK, SÜNNETSİZ, SÜPÜRGECİ, SÜPÜRTMEK, SÜPÜRÜLME, SÜRÇTÜRME, SÜRDÜRMEK, SÜREDURAN, SÜREDURUM, SÜREGELME, SÜREÖLÇER, SÜREYAZAR, SÜRGÜLEME, SÜRMANŞET, SÜRMELEME, SÜRTÜKLÜK, SÜRTÜLMEK, SÜRTÜNMEK, SÜRTÜŞMEK, SÜRÜCÜLÜK, SÜRÜKLEME, SÜRÜNCEME, SÜRYANİCE, SÜSLEMECİ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

SÜDREMEK, SÜFLİLİK, SÜLFAMİT, SÜLFÜRİK, SÜLÜKLER, SÜLÜNLÜK, SÜMKÜRME, SÜMÜKSEL, SÜNDÜRME, SÜNGERCİ, SÜNGERLİ, SÜNGERSİ, SÜNNETÇİ, SÜNNETLİ, SÜNNİLİK, SÜPRÜNTÜ, SÜPÜRMEK, SÜPÜRTME, SÜRDÜRME, SÜRDÜRÜM, SÜRDÜRÜŞ, SÜREKSİZ, SÜRERLİK, SÜRMEDAN, SÜRMELİK, SÜRMENAJ, SÜRMESİZ, SÜRTÜLME, SÜRTÜNME, SÜRTÜNÜŞ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

SÜBEKLİ, SÜBLİME, SÜDREME, SÜLÜĞEN, SÜLÜKÇÜ, SÜLÜMEN, SÜMBÜLE, SÜMBÜLİ, SÜMERCE, SÜMÜKLÜ, SÜMÜKSÜ, SÜNGÜLÜ, SÜPÜRGE, SÜPÜRME, SÜPÜRÜŞ, SÜRATLE, SÜRÇMEK, SÜREĞEN, SÜREKÇİ, SÜREKLİ, SÜRESİZ, SÜREYYA, SÜRFİLE, SÜRGÜLÜ, SÜRMELİ, SÜRMENE, SÜRPRİZ, SÜRŞARJ, SÜRTMEK, SÜRÜCÜL, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

SÜBYAN, SÜHEYL, SÜLALE, SÜLFAT, SÜLFİT, SÜLFÜR, SÜLİNE, SÜMBÜL, SÜMTER, SÜNDÜS, SÜNEPE, SÜNGER, SÜNMEK, SÜNNET, SÜRAHİ, SÜRÇME, SÜRELİ, SÜRGİT, SÜRGÜN, SÜRMEK, SÜRSAT, SÜRTME, SÜRTÜK, SÜRTÜŞ, SÜRÜCÜ, SÜRÜME, SÜSMEK, SÜSSÜZ, SÜTANA, SÜTLÜK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

SÜBEK, SÜBUT, SÜCUT, SÜFLİ, SÜKSE, SÜLÜS, SÜMEK, SÜMEN, SÜMER, SÜMÜK, SÜNME, SÜNNİ, SÜPER, SÜREÇ, SÜREK, SÜRFE, SÜRGÜ, SÜRME, SÜRRE, SÜRUR, SÜRÜM, SÜRÜŞ, SÜSEN, SÜSLÜ, SÜSME, SÜTÇÜ, SÜTLÜ, SÜTRE, SÜTUN, SÜVEN, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

SÜET, SÜİT, SÜJE, SÜLF, SÜNE, SÜRÜ, SÜBE, SÜBÜ, SÜCE, SÜCİ, SÜCÜ, SÜDE, SÜEL, SÜEN, SÜER, SÜGÜ, SÜĞE, SÜĞÜ, SÜHA, SÜİK, SÜKE, SÜKÜ, SÜLA, SÜLB, SÜLE, SÜLÜ, SÜME, SÜNK, SÜNÜ, SÜRE, Devamını Oku »»

3 harfli kelimeler

SÜS, SÜÇ, SÜD, SÜM, SÜR, SÜT

2 harfli kelimeler

Bazı kelimelerin anlamları

Su. Asker, çeri, leşker. Güç, kuvvet. Asker, ordu.

SÜPERENFEKSİYON

Birincil bir enfeksiyon varken, bunun yanında ikinci bir enfeksiyonun oluşması.

SÜREKLİLEŞTİRME

Süreklileştirmek işi.

SÜPERFOLİKÜLASYON

Dışarıdan gonagotropik hormon uygulamasıyla çok sayıda folikülün gelişmesinin uyarılması.

SÜRÜKLENEBİLMEK

Sürüklenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SÜPERMARKETÇİLİK

Süpermarketçinin işi veya mesleği.

SÜMÜKLEĞENBÖCEĞİ

Salyangoz.

SÜREĞENLEŞTİRMEK

Süreğen duruma getirmek, müzminleştirmek.

SÜREĞENLEŞTİRME

Süreğenleştirmek durumu, müzminleştirme.

SÜPERFEKONDASYON

Aynı kızgınlık döneminde oositlerin farklı erkeklerin spermatozoitleriyle döllenmesi.

SÜREKLİLEŞTİRMEK

Sürekli duruma getirmek.

SÜLFADİMETOKSİN

Vücuda alınmasından sonra hızla emilen ve plazma proteinlerine fazla bağlanmasından dolayı geç atılan depo sülfonamidlerden biri.

SÜLFAMETOKSAZOL

Ağız yoluyla alınmasından sonra sindirim kanalında oldukça yavaş emilen ve daha yavaş atılan, özellikle sindirim kanalı ve idrar yolları enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan sülfonamid türevi bir ilaç.

SÜLEYMANHACILAR

Çankırı ili, Belören bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SÜBLİMLEŞTİRMEK

Bir cismi katı durumdan doğrudan doğruya gaz duruma dönüştürmek.

SÜMÜKLEENHÖCEĞİ

Kabuksuz salyangoz, sümüklüböcek.

  -   -   -  

Anlamında SÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

ABAZAN

Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).

ACEMBORUSU

Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

AFYON

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük