RENK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "renk" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. renk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu renk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde renk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

RENKLENDİREBİLMEK

16 harfli kelimeler

RENKLENDİREBİLME

14 harfli kelimeler

RENKLENİVERMEK

13 harfli kelimeler

RENKLENDİRİCİ, RENKLENDİRMEK, RENKLENİVERME

12 harfli kelimeler

RENKLENDİRME, RENKÖNLEYİEİ, RENKSİZLENME

11 harfli kelimeler

RENKGİDEREN

10 harfli kelimeler

RENKLENMEK, RENKSİZLİK, RENKTAŞLIK, RENKLEMELİ, RENKÖLÇÜMÜ, RENKSELLİK, RENKSERLİK, RENKSEYİCİ, RENKTEŞLİK, RENKTEŞSİZ, RENKYUVARI

9 harfli kelimeler

RENKLEMEK, RENKLENME, RENKLİLİK, RENKÖLÇER, RENKSEMEZ, RENKÇİLİK, RENKÖLÇME, RENKÖLÇÜM, RENKSEÇER, RENKVEREN, RENKYAPAN

8 harfli kelimeler

RENKLEME, RENKSEME, RENKULUS

7 harfli kelimeler

RENKSER, RENKSİZ, RENKTAŞ, RENKÖZÜ, RENKTEŞ

6 harfli kelimeler

RENKÇİ, RENKLİ

4 harfli kelimeler

RENK

Bazı kelimelerin anlamları

RENK

Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

RENKLEMELİ

Çekici, gözalıcı, canlı ve özgün yapıtlara verilen nitelik.

RENKLENDİREBİLMEK

Renklendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

RENKLENDİRMEK

Bir şeyin renkli olmasını sağlamak. Neşelendirmek, canlılık ve hareket kazandırmak.

RENKLENDİREBİLME

Renklendirebilmek işi.

RENKSİZLİK

Renksiz olma durumu. Kendini belirtecek, göze çarpıcı niteliği olmama durumu.

RENKLENMEK

Renkli duruma gelmek. Canlılık, hareket kazanmak.

RENKÖLÇÜMÜ

Optiğin özellikle renklerin ölçülmesi, ayırt edilmesi; değişik renklerin ışıklı ışınımlarının nasıl birleştikleri; gözün, renkli ışınımlara nasıl tepki gösterdiği konularıyla uğraşan dalı.

RENKSİZLENME

Isıl işlem ya da yüzey işleminin yanlış uygulanması sonucu, metal yüzeylerin, renklerini yitirmeleri ya da lekeli bir görünüş kazanmaları olayı.

RENKLENİVERMEK

Aniden renkli duruma gelmek.

RENKLENDİRME

Renklendirmek işi. Kimyasal işlemlerle tek renkli pozitif görüntüde değişik renkli sonuçlar elde etme.

RENKTAŞLIK

Aynı renge bağlı olma veya aynı rengi taşıma, renktaş olma durumu. Bir hayvanla yaşadığı ortamda renk benzerliği sağlayarak hayvanın görülmesini, hiç değilse insan gözüyle görülmesini zorlaştıran renk özdeşliği.

RENKGİDEREN

Bazı maddelerin rengini yok etmekte kullanılan kimyasal madde.

RENKLENİVERME

Renklenivermek işi.

RENKÖNLEYİEİ

Ters bağdaşımda, dalgalıktan gelen ya da almaçta oluşan parazitlerin, renk eşlemesi imi olmadığı vakit istenmeyen renge yol açmaması için, bu imlere ayrılan yükselteçleri çalıştırmayan düzen.

RENKLENDİRİCİ

Renk veren madde. Fotoğrafçılıkta renk yaratma işlemini yapan alet. Şeker, pasta, dondurma vb. besinlere organik veya inorganik olarak eklenen madde.

  -   -   -  

Anlamında RENK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RENK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKBALIKÇIL

Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).

AKROMATOPSİ

Renk körlüğü.

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.

AKİK

Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.

AKİDE

İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.

ACEMBORUSU

Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AKROMATİK

Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

AKÇIL

Rengi atmış, ağarmış. İçinde ak renk bulunan.

AKLI

Beyazı bulunan, beyaz renkli.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

AKDUT

Beyaz renkte olan dut.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

AHUDUDU

Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük