PİLİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pili" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. pili ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pili ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

PİLİDYUM, PİLİNGİR

7 harfli kelimeler

PİLİMAN, PİLİSİZ

6 harfli kelimeler

PİLİLİ, PİLİNG, PİLİKA, PİLİMİ, PİLİNÇ, PİLİSE

5 harfli kelimeler

PİLİÇ, PİLİK, PİLİN, PİLİT, PİLİZ

4 harfli kelimeler

PİLİ

Bazı kelimelerin anlamları

PİLİ

Kumaş, kâğıt vb.nde bir bölümün öbürünün üzerine getirilmesiyle oluşturulan kıvrım, kırma. Her türlü kıla verilen ad.

PİLİZ

Piliç.

PİLİDYUM

Nemertinlerde başlık şeklindeki karakteristik larva.

PİLİMAN

Çökelek.

PİLİMİ

İneklere yedirilen sulu yiyecek.

PİLİSE

Pilili.

PİLİSİZ

Pilisi olmayan.

PİLİT

Çınar, meşe ve benzerleri ağaçların meyvesi, pelit. Üzüm sırasıyla nişasta ya da un kaynatılıp içine ceviz, badem konulduktan sonra kurutularak yapılan bir çeşit yiyecek, köfter. Meşe ve pırnal meyvesi. Uydu: Özü davetliydi, filan da pilitiydi. Doğal.

PİLİNG

Cildin ölü hücrelerden arındırılması işlemi.

PİLİNGİR

Söz götürüp getiren. Yolsuz birleşmelere aracılık eden kadın. Yolsuz birleşmelere aracılık eden, arabulucu.

PİLİK

Mısır ekmeği pişirilen, toprak ya da taştan yapılmış yuvarlak tepsi gibi kap. Kaz. Fırına sürülüp içinde bamur pişirilen, kiremit ya da toprak testi.

PİLİN

Un, buğday, bulgur ve benzerleri şeyleri koymaya yarayan topraktan yapılmış fıçı biçiminde kap.

PİLİNÇ

Piliç.

PİLİKA

Civciv.

PİLİÇ

Tavuğun küçüğü, erginleşmemiş tavuk veya horoz. Genç, güzel ve alımlı kız veya kadın.

PİLİLİ

Pilisi olan, kırmalı, pilise.

  -   -   -  

Anlamında PİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BALADA

Altı aylık piliç. Leş.

BÜLÜŞ

Piliç. Civciv.

BİLÜÇ

Piliç.

BİLİK

Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.

NERVÜR

Bir veya iki milimlik pili. Direnci artıran çıkıntı.

BÜLÜÇ

Piliç. Civciv. Serçe. Tarlakuşu.

BİLİÇ

Piliç.

FİSTAN

Tek parça kadın giysisi. İskoç, Arnavut ve Yunan erkeklerinin giydikleri kısa, pilili eteklik.

KIRMALI

Üstünde kırmaları bulunan (giysi), pilili.

FERİK

Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç. Tümgeneral. Korgeneral. Bir tür gevrek elma, ferik elması.

KIRMACI

Giysilere pili yapan kimse. Değirmen işleten kimse, değirmenci. Basılmış formaları katlayan kimse. Kırılmış tahıl satıcısı.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

PİLLİ

Pili olan, pille çalışan.

YARKA

Büyük piliç.

ASCARİDİDA

Secernentea alt sınıfında bulunan iki veya üç çift kuyruk papiline sahip nematod takımı.

BULADA

Büyük piliç.

TORPİLLİ

Torpili bulunan. Kayıranı olan.

BROYLER

Etlik piliç.

KIRMA

Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.

GELİŞİM

Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.