PAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pat" olan, toplam 237 adet kelime bulunmaktadır. pat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

PATAKLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

PATLICANGİLLER, PATAKLAYABİLME, PATLICANİNCİRİ, PATLICANTATARI, PATOFİZYOLOJİK

13 harfli kelimeler

PATAVATSIZLIK, PATIŞAHYANAĞI, PATLATABİLMEK, PATLAYABİLMEK, PATLAYIVERMEK, PATOFİZYOLOJİ

12 harfli kelimeler

PATAVATSIZCA, PATATESÇİLİK, PATELLEKTOMİ, PATLAKÇİÇEĞİ, PATLATABİLME, PATLAYABİLME, PATLAYICILIK, PATLAYIVERME, PATOBİYOLOJİ, PATOGNOMONİK

11 harfli kelimeler

PATAKLANMAK, PATIRDATMAK, PATRONCULUK, PATALLAŞMAK, PATATESİMSİ, PATAZLANMAK, PATERNALİST, PATERNALİZM, PATIRDANMAK, PATIRDAŞMAK, PATLATILMAK

10 harfli kelimeler

PATAKLAMAK, PATAKLANMA, PATAVATSIZ, PATIRDAMAK, PATIRDATMA, PATIRTISIZ, PATLICANLI, PATRİARKAL, PATRİKHANE, PATAHLAMAK, PATALAŞMAK, PATARLAMAK, PATAŞLAMAK, PATAVASSIZ, PATAVAZSIZ, PATAZLAMAH, PATAZLAMAK, PATENCİLİK, PATENTLEME, PATIRANMAH, PATIRAŞMAK, PATIRDAMAH, PATKÖFTESİ, PATLATILMA, PATOGNOMİK, PATOJENİTE, PATPATANAK, PATTADANAK

9 harfli kelimeler

PATAKLAMA, PATATESLİ, PATIRDAMA, PATIRTILI, PATLAMALI, PATLANGAÇ, PATLATMAK, PATLAYICI, PATLICANİ, PATOLOJİK, PATRİKLİK, PATRONLUK, PATAKÜLLE, PATALOJİK, PATATESÇİ, PATAVASIZ, PATELLİNA, PATENTALI, PATILAMAK, PATIRAMAK, PATIRAVIK, PATİLEMEK, PATİRAMAK, PATLANGAZ, PATLANGEÇ, PATLANGIÇ, PATLANGOÇ, PATLANGOZ, PATLANGUÇ, PATLANKUÇ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

PATLAKÇA, PATLAMAK, PATLATMA, PATLAYIŞ, PATLICAN, PATOLOJİ, PATRONAJ, PATRONCA, PATRONCU, PATTADAK, PATTADAN, PATAKREM, PATALOJİ, PATAVALI, PATILDAK, PATLAMAH, PATLATAÇ, PATLAYIK, PATPATİK, PATRAMAK, PATTABAN

7 harfli kelimeler

PATADAK, PATALYA, PATATES, PATENCİ, PATETİK, PATIRTI, PATİNAJ, PATİSKA, PATLAMA, PATOJEN, PATOLOG, PATRONA, PATADİS, PATAHCI, PATAKLI, PATALAK, PATAMAK, PATAMAN, PATANAK, PATANAS, PATANAZ, PATANMA, PATANOŞ, PATANUŞ, PATATİS, PATATLA, PATAVRA, PATDİYH, PATELEK, PATELLA, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

PATENT, PATİKA, PATLAK, PATNOS, PATRİK, PATRON, PATAĞI, PATANA, PATANÇ, PATATA, PATAVI, PATDAK, PATDOS, PATELE, PATIĞA, PATIKO, PATIRI, PATIŞA, PATİÇİ, PATİKE, PATİLE, PATİMA, PATİNA, PATİYO, PATKÜT, PATLAH, PATMAK, PATOTİ, PATPAT, PATRIK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

PATAK, PATEN, PATİK, PATAÇ, PATAĞ, PATAH, PATAL, PATAN, PATAR, PATAS, PATAŞ, PATAT, PATAZ, PATEL, PATGA, PATHİ, PATIÇ, PATIK, PATIL, PATIR, PATİG, PATİL, PATİR, PATİS, PATİT, PATKİ, PATLA, PATNI, PATOS, PATOZ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

PATA, PATİ, PATE, PATI, PATO

3 harfli kelimeler

PAT

Bazı kelimelerin anlamları

PAT

Yassı, basık. Kasımpatı biçiminde olan elmas iğne. Birleşikgillerden, papatyaya benzeyen otsu bir bitki (Leucanthemum). Yassı bir şeyle vurulduğunda çıkan ses.

PATLAYABİLMEK

Patlama olasılığı bulunmak.

PATLICANİNCİRİ

Bir çeşit incir.

PATAVATSIZLIK

Patavatsızca davranış.

PATIŞAHYANAĞI

Itır çiçeği.

PATAVATSIZCA

Patavatsız bir biçimde.

PATLATABİLMEK

Patlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

PATAKLAYABİLME

Pataklayabilmek işi.

PATLICANTATARI

Ateşte pişirilen doğranmış patlıcanın üstüne sarmısaklı yoğurt ve eritilmiş yağ koyarak yapılan bir çeşit yemek.

PATOFİZYOLOJİ

Fizyopatoloji.

PATLAYIVERMEK

Aniden patlamak.

PATELLEKTOMİ

Diz kapağı kemiğinin ameliyatla çıkarılması.

PATOFİZYOLOJİK

Fizyopatolojik.

PATAKLAYABİLMEK

Pataklamaya gücü yetmek.

PATLICANGİLLER

İki çeneklilerden, örnek bitkisi patlıcan olan, içine domates, biber, patates, tütün vb. bitkileri alan familya.

PATATESÇİLİK

Patates yetiştirme veya satma işi.

  -   -   -  

Anlamında PAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALİNAZİK

Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.

ARKOZ

Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.

ATEŞ

Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

ATEŞLEYİCİ

Ateşleme niteliği olan (şey). Patlayıcı maddeleri ateşlemekte kullanılan cihaz.

ADAMOTU

Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).

ATILMAK

Atma işine konu olmak. Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak. Patlatılmak. Saldırmak, hücum etmek. Başlamak. Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak. Bir işe girişmek.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

BARUT

Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.

ARİSTOTELESÇİ

Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.

ARBEDE

Çatışma, patırtı.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

ATAERKİL

Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden (topluluk), pederşahi, patriarkal.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

ATEŞLEMEK

Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

ALÇILATMAK

Alçı ile kapattırmak, sıvatmak.

BAĞLI

Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

BABACILIK

Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük