Sonu PILI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pılı" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pılı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pılı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pılı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BÜYÜKKAPILI

8 harfli kelimeler

EŞYAPILI, ÜÇKAPILI

7 harfli kelimeler

ÇARPILI, YALPILI, ÇIRPILI

6 harfli kelimeler

KAPILI, YAPILI

4 harfli kelimeler

PILI

Bazı kelimelerin anlamları

PILI

Yaygı.

YAPILI

Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

ÇARPILI

Çarpı işareti konmuş. Bir tür olta iğnesi.

YALPILI

Bir yanı öbüründen yüksek veya kalın.

KAPILI

Kapısı olan. Özellikle resmî bir işte çalışan.

EŞYAPILI

Yapılışları aynı olan kelimeler için kullanılır. Aralarında bir eşyapı dönüşümü var olan.

BÜYÜKKAPILI

Adana ilinde, Yakapınar bucağına bağlı bir bölge.

ÜÇKAPILI

Niğde şehri, Çamardı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇIRPILI

Ağrı ilinde, Tutak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Siirt şehrinde, Eruh ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında PILI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PILI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

DEMET

Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

DELİŞMEN

Zıpır. Çılgın, hercai. Güçlü, hareketli, sağlam yapılı.

ÇANTA

Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap.

DENETLEMEK

Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.

DIZMAN

İri yapılı, uzun boylu, şişman.

DÖKÜM

Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi. Kumaşın dökümlü olma niteliği. Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma. Kalıba dökülerek yapılan. Dökülme zamanı.

GECEKONDU

İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.

ETENESİZLER

Etenesi bulunmayan basit yapılı memeli hayvanlar.

AYAKSIZLAR

Omurgalı hayvanlarda amfibyumlar sınıfının en ilkel yapılı türlerini içine alan bir takım.

CAİZ

Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan.

BRAHMA

İri yapılı, bacakları tüylü, paçalı bir tavuk ırkı.

CÜSSESİZ

İnce yapılı, ufak tefek, güçsüz (kimse).

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

FOTOSENTEZ

Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.

FİRE

Ağırlık yitimi. Eksik, noksan. Bir iş yapılırken çıkan artık parça.

CÜSSELİ

İri yapılı, iri gövdeli, iri yarı (kimse).

BÜNYE

Vücut yapısı. Yapılış, kuruluş. Bir kurum, kuruluş veya iş yerinin iç yapısı.

BANT

Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.

FERFORJE

Kapılara, pencerelere veya evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir.