OZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "oz" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. oz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu oz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

OZMOREGÜLASYON

13 harfli kelimeler

OZONLAŞTIRICI

12 harfli kelimeler

OZMORESEPTÖR, OZMOTOLERANT

11 harfli kelimeler

OZALİTÇİLİK, OZMİYOFİLİK

10 harfli kelimeler

OZONLAŞMAK, OZONLAYICI, OZONOMETRE, OZANLAŞMAK, OZMOLALİTE, OZMOLARİTE, OZMOMORFOZ, OZMOTERAPİ, OZONYUVARI

9 harfli kelimeler

OZANSILIK, OZONLAMAK, OZONLAŞMA, OZONOSFER, OZONOSKOP, OZONÖLÇER, OZANCILIK, OZANLAMAK, OZANLAŞMA, OZANPINAR, OZMİYOFİL, OZMOFİLİK, OZMOMETRE, OZMOTAKSİ

8 harfli kelimeler

OZALİTÇİ, OZOKERİT, OZONLAMA, OZONOLİZ, OZANLAMA, OZANNAMA, OZGARMAK

7 harfli kelimeler

OZANLIK, OZANALP, OZANCIK, OZANKÖY, OZANLAR, OZANSOY, OZMOFİL, OZMOFOR, OZMOLAR, OZMOTİK

6 harfli kelimeler

OZALİT, OZANCA, OZANSI, OZONÜR, OZANAY, OZANCI, OZANER, OZANLI, OZANSU, OZANSÜ, OZAZON

5 harfli kelimeler

OZUGA, OZAÇE, OZGAN, OZMAK, OZMOL, OZMOS, OZMOZ, OZMUŞ

4 harfli kelimeler

OZAN, OZON, OZEK, OZOR, OZUK

2 harfli kelimeler

OZ

Bazı kelimelerin anlamları

OZ

Karşı karşıya. Kez. Şiir. Öz, ana baba bir.

OZMOREGÜLASYON

Sularda yaşayan bazı türlerin ozmotik basınçlarını çevrenin, ozmotik basıncına bağlı olmadan ayarlayabilmeleri. Sularda yaşayan bazı türlerin ozmotik basınçlarını çevrenin ozmotik basıncına bağlı olmadan ayarlayabilmeleri.

OZMORESEPTÖR

Çevrelerindeki ozmotik değişimlere karşı reaksiyon gösteren hücreler.

OZMOTOLERANT

Daha çok mayalar için kullanılan, yüksek şeker konsantrasyonuna dayanıklı mikroorganizmalar için kullanılan terim.

OZMİYOFİLİK

Osmiyum ve ozmik asitle kolayca boyanabilen, onlarla bağlanma eğilimi gösteren.

OZMOLALİTE

Bin gram çözücüde çözünmüş maddenin osmol-gram sayısı, ozmolal çözelti.

OZONOMETRE

Ozonölçer.

OZONLAYICI

Ozonlama cihazı.

OZALİTÇİLİK

Ozalitçinin yaptığı iş.

OZMOMORFOZ

Ozmotik basınçtaki değişme sebebiyle olan yapı ve şekildeki değişme.

OZMOTERAPİ

Damardan hipertonik solüsyon verilerek yapılan tedavi.

OZONLAŞTIRICI

Ozonlu oksijen veya hava hazırlayan alet.

OZONYUVARI

Yer havayuvarında 30 km. lik yüksekliğin üstünde, sıcaklığın arttığı ve ozon (O3) moleküllerinin doğduğu katyuvarının ara katmanı.

OZMOLARİTE

Herhangi bir solüsyonda ozmotik olarak çözünen partiküllerin konsantrasyonu. Bir litre çözeltideki çözünen maddenin ozmol-gram sayısı, ozmolar çözelti.

OZONLAŞMAK

Ozon durumuna gelmek.

OZANLAŞMAK

Şairleşmek.

  -   -   -  

Anlamında OZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

AFOROZLAMA

Aforozlamak işi.

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

ABANOZLAŞMA

Abanozlaşmak durumu.

AFT

Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.

AKDAĞMADENİ

Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.

ABDESTLİ

Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AFOROZLU

Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.

AKMAN

Bozulmamış, saf, temiz.

AFOROZLAMAK

Aforoz etmek, kovmak.

AFOROZLANMAK

Aforozlama işi yapılmak.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AFOROZLANMA

Aforozlanmak işi.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük