Kelimeler arşivi içinde; başında "orus" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. orus ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu orus ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde orus olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ORUS
Talih, baht, saadet.
ORUSBU
Erkeklerle para karşılığında cinsel ilişki kuran kadın.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GASTROSKOP
Yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağının gözle görülmesini sağlayan, hastaya ağız yolu ile uygulanan fiberoptik alet.
JÜT
Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bangladeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki (Corchorus capsularis). Bu bitkinin liflerinden yapılmış olan dokuma.
MİDE
Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.
KURSAK
Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ. Boğaz. Kuş kursağı şişirilip kurutularak yapılmış olan veya ona benzetilen şişkin şey. Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı.
İSTAVROZ
Haç. Sıhhi tesisatta kullanılan dört girişli bağlantı borusu.
KÜNK
Pişmiş toprak veya betondan yapılmış kalın su borusu, büz.
HAFAZANALLAH
Kötü bir durumdan uzak bulunmayı dilemek için "Allah bizi korusun" anlamında kullanılan bir söz.
KILIÇKUYRUK
Kemikli balıklar takımından uzunluğu 8-10 santimetre olan, tropik süs balığı (Xiphophorus helleri).
BORULU
Borusu olan.
MAAZALLAH
"Tanrı korusun, Tanrı esirgesin" anlamlarında bir söz.
GIRTLAK
Soluk borusunun üst bölümü, ümük, imik, hançere. Yiyip içme. Ses rengi, yapısı.
FIRILDAK
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.
MEŞELİK
Meşe korusu veya meşe ormanı.
KATRANKÖPÜĞÜ
Çayır mantarlarından, şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar (Polyporus igniarius).
KARACAOT
Bir tür çöpleme (Helloborus niger). Çörek otu.
FINDIKLIK
Fındık ağaçları dikilmiş yer, fındık korusu.
BRONŞ
Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.
DUT
Dutgillerden, kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen, yapraklarıyla ipek böceği beslenen ağaç (Morus). Bu ağacın, ak, kara, pembe renkte ekşi veya tatlı, sulu meyvesi.
ÇÖPLEME
Düğün çiçeğigillerden, kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan, karaçöpleme, yeşilçöpleme ve sarıçöpleme gibi türleri olan bir bitki, marulcuk (Helleborus).
GAZ
Tül. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması. Doğal gaz. Gaz yağı. Gaz lambası. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.