ORTO ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "orto" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. orto ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu orto ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde orto olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ORTOPOKSVİRÜSLER

15 harfli kelimeler

ORTOPANKROMATİK

13 harfli kelimeler

ORTONORMALLİK

12 harfli kelimeler

ORTOGONALLİK, ORTOKROMATİK, ORTOZOONOZİS

11 harfli kelimeler

ORTODOKSLUK

10 harfli kelimeler

ORTOPEDİST, ORTOFOSFAT, ORTOTERAPİ

9 harfli kelimeler

ORTODONTİ, ORTOPEDİK, ORTOGENEZ, ORTOKİNEZ

8 harfli kelimeler

ORTODOKS, ORTOPEDİ, ORTOGNAT, ORTOKLAZ, ORTOSTİK

7 harfli kelimeler

ORTOLAN, ORTOPNÖ

5 harfli kelimeler

ORTOZ, ORTOK

4 harfli kelimeler

ORTO

Bazı kelimelerin anlamları

ORTO

Yunanca düz anlamına gelen ön ek. Komşu ya da 1, 2 durumunu gösteren ön ek. Bir asit, tuz ya da esterin doğada özgürce birleşebileceği en çok suyu yapısına aldığını gösterir ön ek. Tek dönme nicem sayısı ve koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek. Komşuluğu veya 1-2 durumunu gösteren ön ek. Serbest, tuzu veya esteri şeklinde bilinen ve en çok hidrolizlenmiş asidi gösteren ön ek, ortosilisik asit gibi. Paralel spinleri gösteren ön ek. Bir asit, tuz ya da esterin doğada serbestçe birleşeceği en çok suyun yapısıda bulunduğunu gösteren ön ek.

ORTODONTİ

Diş hekimliğinin, dişleri çenelerin üzerine estetik ve görev bakımlarından düzenli bir biçimde yerleştirmekle uğraşan kolu.

ORTOGONALLİK

İç çarpımlı bir vektör uzayında iki elemanın iç çarpımının sıfır olması.

ORTOKROMATİK

Aynı renkte olan. Duyarkatı ortokromatik olan duyarkat.

ORTOPOKSVİRÜSLER

Poxviridae ailesinin Chordopoxvirinae alt ailesinde yer alan, bünyesinde insan ve sığır çiçeğine neden olan virüsleri de bulunduran bir virüs cinsi.

ORTOGENEZ

Belirli bir yönde olan evrim; doğal seçim ve dış şartlarla ilgili olmayan bazı değişmelerin belli bir yönde gelişmesi. Doğal seçim ve dış şartlarla ilgili olmaksızın belirli bir yönde bazı değişimler biçiminde görülen evrim. Belirli bir yönde olan evrim; doğal seçim ve dış şartlarla ilgisi olmayan bir takım değişmelerin belirli blr yönde gelişmesi.

ORTOPEDİK

Ortopedi ile ilgili olan.

ORTONORMALLİK

Ortonormal olma özelliği.

ORTOPEDİST

Ortopedi uzmanı.

ORTOKİNEZ

Uygun olmayan çevreyle karşılaşan organizmanın hızını değiştirme hareketi.

ORTODOKS

Hristiyan mezheplerinden biri. Bu mezhebe bağlı olan kimse. Dogmaya ve kilise öğretisine uygun olan.

ORTOFOSFAT

İnorganik fosfat.

ORTOTERAPİ

Serum tedavisi.

ORTODOKSLUK

Meşru kilisenin resmî kararlarına uygun öğreti ve düşüncelerin bütünü. Doğu Hristiyan kiliseleri tarafından sürdürülen, Yunan ve Slavların çoğunun benimsediği mezhep.

ORTOPANKROMATİK

Duyarkatı ortopankromatik olan film.

ORTOZOONOZİS

İnsan ve hayvanlara kuşlardan bulaşan hastalıkların genel adı.

  -   -   -  

Anlamında ORTO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ORTO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAGAUZ

Çoğunlukla Basarabya'da, Tuna ağızlarında, Dobruca ve bulgaristan'da yaşayan, Hıristiyan Ortodoks mezhebinde bir Türk budunu.

BURTAŞIK

Durulmuş, büzülüp tortop olmuş.

SANİDİN

Volkanik kayaçlarda bulunan ortoz feldspat türü.

DESPOT

Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kimse. Her istediğini ve dilediğini yaptırmak isteyen kimse, tiran. Zorba. Ortodoks Rumların din başkanları.

ORTOZ

Ortoklaz.

BENZOTİADİAZİT

Ortoklorosülfonamid çekirdeğinden türemiş karbonik anhidraz baskılayıcısı ilaçların etkinliklerini artıran ve etki sürelerini uzatan madde.

GNYAS

Billursal şistlerin en yaygın kayacı. (Kuars mika ve feldspatlardan bileşiktir. Mika ve koyu renkli minerallerine göre: muskovit gnays, biotit gnays, iki mikalı gnays, amfibol gnays, piroksen gnays vb.; ikinci minerallerine göre: Grenalı gnays, sillimanitli gnays, kordieritli gnays, gra-fitli gnays vb.; dokularına göre: Granit gnays, şistli gnays, bandlı gnays, gözlü gnays; oluşum gelişlerine göre de magmasal kayaçlardan gelenler ortognays, tortul kayaçlardan gelenler de paragnays olarak adlandırılırlar.).

LAKKAZ

Lak ağaçlarının sütlü özlerinde şeker pancarı, patates, elma, lahana ve diğer bazı bitkilerde bulunan fenolleri orto ve para kinonlara yükseltgeyen enzim.

SİYENİT

Kuvarssız granit, ortoklaz, mika, hornblentten oluşan platonik kayaç.

HİPERKERATOZİS

Boynuzsu tabakanın kısmen veya tamamen kalınlaşması veya bu histolojik bulguyla belirgin hastalık. Hiperkeratoziste hücreler çekirdeklerini kaybetmişlerse buna hiperkeratotik veya ortokeratotoik hiperkeratozis, hücre çekirdekleri kaybolmamışsa buna da parakeratotik hiperkeratozis veya parkeratozis denir. Gözde korneanın hipertrofisi.

METROPOLİT

Ortodokslarda patrikten sonra gelen ve bir bölgenin din işlerine başkanlık eden din adamı.

GRANİT

Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir kayaç türü.

DİSTİKLAMAK

Tortop etmek.

GAGAVUZ

Büyük çoğunluğu Moldova'da, az bir kısmı Deliorman, Dobruca, Beserabya ve Ukrayna'da oturan Ortodoks Türk halkı veya bu halktan olan kimse.

İNVOLUKRUM

Bazı hidrozoonların koryum örtüsü. Ortopterlerin metanotumu. Pulsu yaprak halkası. Çiçekleri toplu hâlde bulunan bitkilerde, çiçeklerin üzerinde bulundukları çiçek tablasının dış çevresinde kiremit dizilişli körelmiş yaprak parçaları. Kapsül, örtü veya kılıf. Özellikle nekrotik dokunun çevresinde gelişen, bağdoku kılıfına atfen kullanılır.

PATRİK

Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı.

ERİTROBLAST

Alyuvar olgunlaşma aşamalarından hemositoblasttan sonra gelen en genç olgunlaşmamış alyuvar tipi, normoblast, ortokromatofil eritroblast. Kemik iliğinde eritrositi verecek olan çekirdekli hücre.

BOCUK

Ortodokslarca kutlanan İsa'nın doğum yortusu.

FELDSPATLAR

En önemli mineral grubu. (Başlıca üç bölüme ayrılırlar: 1 . Potasyumlu feldspatlar. ortoklas: K (Al Si3O8); özdeş bileşiminde monoklinal sanidin, adular ile triklinal mikroklin bu gruptandır. Sodyumlu feldspatlar, albit: Na (Al Si2O8); triklinal. Kalsiyumlu feldspat, anortit: Ca (Al2 Si2O8); triklinal. bu üç grubun hiç bir üyesi katkısız olmayıp kendi aralarında karışım kristaller oluştururlar. Karışımda en çok albit ve anortit vardır ve bu sıraya plajioklas adı verilir, albit-anortit oranına göre oligoklas, andezin, labrador-bitovnit türlerine ayrılırlar. hepsinde metalik olmayan parıltı, çizgi ak; sertlik yaklaşık olarak 6, yoğunluk yaklaşık olarak 2.5'tir. Çoğu triklinal, birkaçı monoklinaldir.).

ÖLÜ

Hayatı sona ermiş olan, artık yaşamıyor olan, morto, diri karşıtı. Çok durgun, hareketsiz. Etkileme gücü olmayan, canlılığı olmayan. Ölmüş insan, müteveffa, mevta. Hayvan leşi. Gücü az, zayıf.