OD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "od" olan, toplam 113 adet kelime bulunmaktadır. od ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu od ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde od olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ODAKLANABİLMEK, ODAKLAYABİLMEK, ODONTODİSTROFİ

13 harfli kelimeler

ODAKLAŞTIRMAK, ODAKLANABİLME, ODAKLANDIRMAK, ODAKLAYABİLME

12 harfli kelimeler

ODAKLAŞTIRMA, ODAKLANDIRMA

11 harfli kelimeler

ODONTOBLAST, ODONTOJENİK, ODUNNAMADAN

10 harfli kelimeler

ODAKLANMAK, ODAKLAŞMAK, ODAKLAYICI, ODUNLAŞMAK, ODYOVİZÜEL, ODAŞENLİĞİ, ODOBENİDAE, ODONTOGENİ, ODONTOLOJİ, ODORİMETRE, ODUNBOĞAZI, ODUNPAZARI

9 harfli kelimeler

ODAKLAMAK, ODAKLANMA, ODAKLAŞMA, ODİTORYUM, ODUNCULUK, ODUNLAŞMA, ODYOMETRE, ODAKÖLÇER, ODAKÖLÇÜM, ODALACAĞI, ODALANMAK, ODEĞİLDEN, ODİNOFAJİ, ODONTOFOR, ODONTOSEL, ODUNCULAR, ODUNÇİLIH

8 harfli kelimeler

ODACILIK, ODAKLAMA, ODUNUMSU, ODABURNU, ODALACAK, ODALIDAM, ODLAYICI, ODONTOİT, ODUNEŞŞE, ODUNHORU, ODUNKORU, ODYAKMAZ

7 harfli kelimeler

ODABAŞI, ODUNCUL, ODUNLUK, ODADÜZÜ, ODAKSAL, ODAYERİ, ODENÇUR, ODKANLI, ODLAMAK, ODONTOM, ODUKMAK, ODYAKAR, ODYOSON

6 harfli kelimeler

ODACIK, ODALIK, ODUNCU, ODUNSU, ODADAM, ODAKLA, ODAKÖY, ODAKTA, ODALAR, ODALIH, ODAÖNÜ, ODAŞIK, ODBİLİ, ODEKLİ, ODURGİ, ODURHA

5 harfli kelimeler

ODACI, ODALI, ODEON, ODSUZ, ODAÇA, ODAÇİ, ODALİ, ODENİ, ODHAN, ODKAN, ODMAN, ODNAR, ODURA, ODYAK

4 harfli kelimeler

ODAK, ODUN, ODAĞ, ODAH, ODAN, ODEK, ODER, ODIN, ODLU, ODOŞ, ODRA, ODUL, ODUŞ

3 harfli kelimeler

ODA, ODE, ODU

2 harfli kelimeler

OD

Bazı kelimelerin anlamları

OD

Ateş.

ODAKLANABİLME

Odaklanabilmek işi.

ODAKLANDIRMAK

Odaklanma işini yaptırmak.

ODAKLAYABİLMEK

Odaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ODAKLAYABİLME

Odaklayabilmek işi.

ODONTODİSTROFİ

Beslenme, metabolik ve toksik nedenlerle oluşan diş hastalığı. Ameloblastların etkilenmesine bağlı olarak dişlerde donuk lekelere veya enine, derin ve düzensiz seyreden oluklara rastlanır.

ODONTOBLAST

Dişlerin gelişiminde iç mina epiteline yakın olan diş pulpasının mezenkim hücrelerinden oluşan hücre.

ODAKLAŞMAK

Bir ışık demeti veya elektron akışı bir noktada toplanmak. Odaklanmak. Odak durumuna gelmek.

ODAKLAYICI

Alıcısının çalıştırılması sırasında odaklamayı gerçekleştiren alıcı yönetmeni yardımcısı.

ODAKLANDIRMA

Odaklandırmak işi.

ODAKLANMAK

Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.

ODAKLAŞTIRMA

Odaklaştırmak işi.

ODUNNAMADAN

Kırıcı ve kaba konuşma.

ODAKLAŞTIRMAK

Bir ışık demetini veya elektron akışını bir noktaya toplamak. Odak durumuna getirmek.

ODONTOJENİK

Dişi oluşturan. Dişi oluşturan dokulardan oluşan veya köken alan.

ODAKLANABİLMEK

Odaklanma imkânı olmak.

  -   -   -  

Anlamında OD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

AKORTSUZLAŞTIRMAK

Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.

ANZAROT

Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç (Sarcocolla). Alkollü içecek. Bu ağacın yara tedavisinde kullanılan reçinesi.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AĞAÇ

Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

ALIÇ

Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

AFYON

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.

ATEŞ

Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

AKSEDİR

Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük