Sonu OC ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oc" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oc ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında oc olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oc olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OC

(ET öç) Öç.

DOC

Venedik ya da Genova Cumhuriyetlerinin seçimle iş başına gelen başkanları.

GOC

Yün ve kıldan yapılmış, topa benzer çocuk oyuncağı. Üzerinde satırla et dövmeye yarayan kütük.

LEUCONOSTOC

Gıdalarda fermentatif bakteri olarak kullanılan, Gram pozitif, isteğe bağlı anaerob, hareketsiz, zincir veya grup olarak bulunan, kok veya mercimek biçiminde bakteri.

GEROC

Meyve toplarken yüksekteki dalları yaklaştırmakta kullanılan ucu eğri çubuk.

HOC

Uç.

COC

Bataklık.

BOBOC

Sümük. Sümüklü.

KOC

Ufak ve yuvarlak bir şeyi sopalarla vurarak ve yuvarlayarak oynanan bir çeşit oyun. Topuk kemiği.

  -   -   -  

Anlamında OC bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OC geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANACIL

Anasına düşkün (çocuk).

ANAOKULU

Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.

ANNE

Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.

AFACAN

Zeki ve yaramaz (çocuk).

AKSEDİR

Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).

AHİ

Cömert. Kardeş. Ahilik ocağından olan kimse.

ALIN

Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ALTIZ

Altısı bir arada doğan (çocuk).

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

ADAKLAMAK

Küçük çocuk yürümeye başlamak.

AHMAKLAŞMAK

Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

AGUCUK

Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.

AGU

Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.