OĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "" olan, toplam 186 adet kelime bulunmaktadır. oğ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu oğ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oğ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

OĞULDURUKLANMAK

13 harfli kelimeler

OĞLAMANOTLAĞI

12 harfli kelimeler

OĞLANBAŞLIĞI, OĞLANBONCUĞU

11 harfli kelimeler

OĞLAKGELİNİ, OĞLAKKARASI, OĞLANELMASI, OĞLANYATAĞI

10 harfli kelimeler

OĞLAKLAMAK, OĞLANCILIK, OĞULLANMAK, OĞARTLAMAK, OĞATLATMAK, OĞLAKBAŞLI, OĞLAKÇILAR, OĞLAKKIRAN, OĞLANALANI, OĞLANANASI, OĞUNDURMAK

9 harfli kelimeler

OĞLAKLAMA, OĞULDURUK, OĞULLANMA, OĞALANBAÇ, OĞANVERDİ, OĞARLAMAK, OĞATLAMAK, OĞCALAMAK, OĞCULAMAK, OĞLAKKAYA, OĞLAKÖREN, OĞLAKSUYU, OĞLAKTEPE, OĞLANFESİ, OĞLANKOLU, OĞORLAMAK, OĞORSEMEK, OĞRILAMAK, OĞRULAMAK, OĞŞURTMAK, OĞULBEYLİ, OĞULPINAR, OĞULTEKİN, OĞULVEREN, OĞUNDURUK, OĞURCALIK, OĞURLAMAH, OĞURLAMAK, OĞURRAMAH, OĞURRAMAK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

OĞLANCIK, OĞLANEVİ, OĞALAMAK, OĞARTMAK, OĞENDERE, OĞLAKMAN, OĞLAKÖZÜ, OĞLANAŞI, OĞLANCUK, OĞLANLIK, OĞLANOTU, OĞONDERE, OĞRAŞMAK, OĞULAĞAÇ, OĞULBAĞI, OĞULBALI, OĞULDAMI, OĞULDERE, OĞULKAYA, OĞULÖREN, OĞULPAŞA, OĞULTAŞI, OĞULTMAK, OĞULTÜRK, OĞURTTAN, OĞUZBALA, OĞUZKENT, OĞUZNAME, OĞUZYOLU

7 harfli kelimeler

OĞLANCI, OĞULCUK, OĞULLUK, OĞULSUZ, OĞUZELİ, OĞUZLAR, OĞADDİN, OĞARMAK, OĞARMAN, OĞARTMA, OĞLAKÇI, OĞLAKLI, OĞLAMAN, OĞMADIK, OĞONNÜK, OĞORLUK, OĞRAMAK, OĞŞAMAN, OĞŞEMEK, OĞULBAŞ, OĞULBAY, OĞULBEY, OĞULCAK, OĞULCAN, OĞULÇAK, OĞULDAK, OĞULKÖY, OĞULLAR, OĞULOBA, OĞULSAK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

OĞULLU, OĞUZCA, OĞAÇÇA, OĞADAR, OĞALAK, OĞAMAÇ, OĞAMAK, OĞATÇA, OĞLAMA, OĞMACA, OĞSEVİ, OĞUMEÇ, OĞUNCU, OĞURÇU, OĞURHA, OĞURLİ, OĞUZER, OĞUZLU, OĞÜRĞA

5 harfli kelimeler

OĞLAK, OĞLAN, OĞART, OĞCUR, OĞEZE, OĞLAĞ, OĞLAH, OĞLAZ, OĞMAÇ, OĞOCU, OĞONK, OĞRAH, OĞRAK, OĞRAŞ, OĞRUN, OĞSAK, OĞSUZ

4 harfli kelimeler

OĞAN, OĞUL, OĞUZ, OĞAT, OĞAZ, OĞEÇ, OĞEY, OĞMA, OĞNÜ, OĞOÇ, OĞOR, OĞRA, OĞRI, OĞRU, OĞUR, OĞUŞ, OĞÜZ

3 harfli kelimeler

OĞA, OĞL

2 harfli kelimeler

Bazı kelimelerin anlamları

Kalabalık olmayan yer. Kafa dinçliği. Ön.

OĞLAKBAŞLI

Kuyrukluyıldız.

OĞLANELMASI

Yaban gülünün fındık büyüklüğündeki kırmızı renkli meyvesi.

OĞULDURUKLANMAK

Bitkinin dibinden filiz sürmek, bitki filizlenmek.

OĞLANCILIK

Erkeklerin kendi cinsinden kimselerle cinsel ilişkide bulunma durumu, lutilik, kulamparalık, livata.

OĞLAMANOTLAĞI

Vaktinden evvel doğuran davarın yavrusu.

OĞLANYATAĞI

Dölyatağı.

OĞLAKLAMAK

Keçi, yavrulamak.

OĞLANBAŞLIĞI

Evlenme sırasında gelinin babasının ya da başka bir yakınının güveye yaptığı ödeme, verdiği mal.

OĞARTLAMAK

Onarmak.

OĞATLATMAK

Onartmak.

OĞLAKKARASI

Karaüzüm.

OĞLANBONCUĞU

Bayılmaya neden olan bir çocuk hastalığı.

OĞLAKGELİNİ

Kuşluk, öğleye doğru.

OĞLAKÇILAR

Sinop kenti, Boyabat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

OĞULLANMAK

Arılar, oğul durumuna gelmek.

  -   -   -  

Anlamında OĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ADIYAMAN

Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AFŞAR

Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri, Avşar.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

AĞIRAYAK

Doğurması yakın (kadın).

AĞARTI

Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.

AĞIRLIKLI

Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.

ABSORBE

Soğurma.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük