Kelimeler arşivi içinde; sonunda "n" olan 3 harfli toplam 106 adet kelime bulundu. Sonu n harfi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Ayrıca, başında n harfi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde n harfi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Kelime anlamı için sözcüklerde bulunan linklerden faydalanabilirsiniz.
EĞN
Ense.
ÖÜN
Öğün.
FİN
Finlandiyalı.
ÇON
Sığırlarda görülen ve kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Ağaç gövdesindeki yumru, budak. Kalça, but. Sığır hayvanlarının sırtında olan bir çeşit hastalık. At, eşek, öküz ve sığır gibi hayvanlarda görülen ve alnından ya da kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Hayvanlarda soğuktan olan bir çeşit hastalık, öküz zatürresi. Hayvan vücudunda olan yumru, ur. Dalsız, budaksız ağaç gövdesi. Ağaç gövdesinde meydana gelen ur ve yumrular. Yarması güç ve budaklı kütük. Odun kütüğünde dalların birleşim yeri. Yaranın üzerindeki kalın kabuk. Topal. Bir hayvan hastalığı.
DEN
Ekmek ve yemek kırıntısı. Derece. Tane. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Hububat tanesi, örgüde ilmik. Tane fasulye. Tane, tohum. Buyurun(yemek için): Den bakalım yemek yiyelim. Haydi.
KUN
Koyun.
CON
Çavdar. Kalça, but.
KEN
Büyük, iri fare. Kenar. Ocak önüne konan büyük yassı taş. Dört köşe kesilen çam kerestesi. Yapılarda kullanılan kalın ağaç, tomruk. Dam saçağı. Kez, defa : Bir ken. Ekilmeden bırakılmış tarla. Çok dar raf, pervaz. Kin. Kere, defa.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
HİN
Kurnaz, cin fikirli kimse. Zaman, zamane.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
SAN
Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, unvan, titr. Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik, kip karşıtı. Ün.
NEN
Ninni. Niye. İle anlamında kullanılır: Kimnen geziyordun?. madde ("matière" anlamında) (bk. özdek).
REN
Böbrek.
MİN
Bin. Bin (sayı). Bin, 1000.
DAN
Hayret, teaccüp. Şaşılacak şey, hayrete şayan. Sabah vakti, tan. İç donu, pantalon. İstek. Alın yazısı. Sonuç, son. Şaşma, şaşılacak şey. Yalan. Seslenme ünlemi: Dan Ali buraya gel. İle anlamında edat: Ahmetdan beraber gideriz. Ters: Bütün konuştukları dânıma gitti. Birinin kötülüğüne, arkasından.
GEN
Geniş. Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış (tarla). İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge. Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz.
AHN
Herhangi bir yüzeyin kenarı, çoğu zaman tarlaları birbirinden ayıran sınır.
TÜN
Gece. Külhan.