Sonu MUAMELE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "muamele" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu muamele ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında muamele olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde muamele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MUAMELE

Davranma, davranış. Yol, yöntem. İşlem. İşlem. Alışveriş.

  -   -   -  

Anlamında MUAMELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUAMELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

KERATOLİTİK

Keratin veya deriyi çözebilir madde. Tahılların muamelesinde kullanılan salisilik asit gibi. Keratolizisle ilgili olan. Keratolizise neden olan; keratolizisi hızlandırıcı, keratin eritici.

İNŞAİ

biçimleyici, -da'vâ: biçimleyici aranç, dilem (Gestaltungsklage). -hak: biçimleyici hak. -hüküm: biçimleyici yargı. -muamele: biçimleyici işlem.

DAVRANIŞ

Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

KARGAMAK

İlenmek. Hor görmek, fena muamele etmek. Beddua etmek, lânet okumak.

MAMELE

Arapça kökenli muâmele: muamele. Muamele.

BİÇİMLEYİCİ

inşâi. ~aranç (dilem): inşâi da'vâ. ~hak: inşâi hak. -işlem: inşâi muamele. -yargı: inşâi hüküm.

PERASİTLER

Oksoasitlerin elektrokimyasal yükseltgenmesi veya hidrojenperoksit ile muamele edilmesiyle hazırlanan, M-O-O- grupları içeren bileşikler. Örneğin; Perborik, persülfürik, perkromik, perasetik asitler. Permanganatlar, periyodatlar perasitlerin tuzları değildir.

MARİNASYON

Taze, dondurulmuş, tuzlanmış balık veya balık kısımlarının sıcaklık etkisi olmadan asetik asit veya diğer organik asitler ve tuzla muamele edilerek olgunlaştırılması ve muhafaza süresinin uzatılmasını sağlayan teknoloji. Marinad.

HİBRİDASYON

İki tür arasında yapılan birleştirme. İki farklı türe ait DNA tek sarmallarının birbiriyle kısmi çift sarmallar oluşturması. Monoklonal antikor tekniğinde, miyeloma hücreleriyle dalak hücrelerinin kaynaştırılması işlemi. Destek tabakadaki nükleik asitlerin işaretli problarla muamele edilmesi işlemi.

İŞLEM

Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

YAVUNÇLUK

Kötülük, fenalık, muamele, zarar.

AMİLOİD

Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük