MOZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "moz" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. moz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu moz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde moz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MOZUBUYDURAN

11 harfli kelimeler

MOZAİKÇİLİK

10 harfli kelimeler

MOZAMBİKLİ, MOZURDAMAK

9 harfli kelimeler

MOZERELLA, MOZAKANAT, MOZULAMAK

8 harfli kelimeler

MOZAİKÇİ

7 harfli kelimeler

MOZALAH, MOZALAK, MOZALAN, MOZAYIH, MOZEDER

6 harfli kelimeler

MOZAİK, MOZOLE, MOZZİK

5 harfli kelimeler

MOZAK, MOZAH, MOZGA, MOZİH, MOZİK, MOZUK

4 harfli kelimeler

MOZA, MOZİ, MOZU

3 harfli kelimeler

MOZ

Bazı kelimelerin anlamları

MOZ

Eşekarısı. Karasinek, öküz sineği. Hayvanların kanını emen bir çeşit sinek. Hayvanları sokan bir arı. Büyük at sineği, arı.

MOZULAMAK

Yavrusunu gören inek böğürmek.

MOZAİKÇİLİK

Mozaikçinin yaptığı iş.

MOZAKANAT

Kağnıların yan taraflarına konan küçük ağaç kanatlar. (İlyaslı Uşak).

MOZAİK

Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılmış olan resim ve bezeme işi. Bu sıvayla yapılmış olan (döşeme, merdiven vb.). İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası. Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu. Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılmış olan kakaolu pasta. Bu iş için kullanılan mermer parçaları.

MOZALAH

Çam kozalağı.

MOZAMBİKLİ

Mozambik halkından olan kimse.

MOZALAK

Olgunlaşmamış, eğri büğrü meyve. Ham, olmamış (meyve için). Domuz yavrusu. Çocuk. Çam kozası. Meşe ağacının meyvesi, palamut. Tanesi alınmış mısır koçanı. Meyvelerin eğri büğrü, ufak ve buruşuk olanları. Elma, armut ve benzerleri Yemişlerin yenilmeyip atılan çekirdekli yeri. Çam kozalağı.

MOZUBUYDURAN

Güneybatıdan esen soğuk yel.

MOZERELLA

İnek sütünden yapılan, küçük, yağlı, yuvarlak biçimde kızartılarak da yenilen bir peynir türü.

MOZAİKÇİ

Mozaik yapan veya satan kimse. Yapılarda mozaik işlerini düzenleyen kimse.

MOZALAN

Öğle zamanı koyunların barındıkları çukurlar. Hayvanların kanını emen bir çeşit sinek.

MOZURDAMAK

Homurdanmak, öfkeyle söylenmek.

MOZEDER

Arıların kolay gelebileceği ağaç.

MOZOLE

Anıt mezar.

MOZAYIH

Fransızca kökenli mosaique: mozaik; çimento ve mermer kırıntısı karışımı.

  -   -   -  

Anlamında MOZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MOZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANAPLAZMODASTAT

Hayvanlarda anaplazmozisin kontrolünde kullanılan kimyasal maddelerden herhangi biri.

GEÇİŞİM

Geçişme işi, tedahül. Belirli bir işi yapma yeterliliğinin ilişkili veya bağlantılı başka bir işi yapma sonucunda artması, intikal. Yarı geçirgen bir zarla birbirinden ayrılmış iki sıvının karşılıklı geçerek birbirine karışması, hulul, ozmoz.

GENOM

Gametlerde bulunan kromozomlar.

DEĞİŞİNİM

Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.

KROMATİT

Bir kromozomun uzunlamasına iki yarısından her biri.

AMFİSTOMOZİS

Paramfistomozis.

KALITIM

Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.

TARAKLAMA

Taraklamak işi. Bağ bahçe işlerinde taşları tarakla toplama, ayıklama. Ağaç gemilerde kaplamaların zedelenmesi durumunda, içeriye su girmemesi için omuzluktan su düzeyine kadar ıskarmozlar arasına uyumlu olarak yerleştirilen, ağaçtan yapılmış olan pekiştirme. Taşçı tarağı ile yapılan.

DİPLOİT

İki kromozom takımı taşıyan hücre veya organizma.

AMFİDİPLOİT

Her biri farklı türden gelen iki kromozom takımı taşıyan tetraploit organizma. Allotetraploit.

KÜPEŞTE

Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

AKSOPODYUM

Diğer psödopodlara benzemeyen, ince ve kalıcı dallanma göstermeyen ve anastomoz yapmayan, ince bir dış tabakayla sıvı sitoplazma, eksen ve iplikçiklerden oluşan Radiolaria ve Heliozoa türlerinde bulunan hareketi sağlayan yapılar.

KROMATİK

Renkser. Kromozomlarla ilgili. Yarım tonlardan oluşan (ses dizisi).

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.

YAKAMOZLANMAK

Denizde yakamozlar oluşmak.

SÜPÜRGELİK

Süpürge yapmaya elverişli olan çalı, bitki vb. Yapıların içinde, duvarların döşemeyle birleştiği yerde tabandan 10-15 santimetre yüksek, dışarıya çıkıntılı ağaç, mermer veya mozaik kuşak.

HAPLOİT

Olgun bir üreme hücresinde bulunan kromozom takımı.

YAKAMOZLANMA

Yakamozlanmak işi.

AMNİYOSENTEZ

Hamileliğin ilk aylarında fetüsün bulunduğu amniyon sıvısından alınan örneklerde, kromozom ve biyokimyasal analizler yapılarak, doğacak çocuğun hem cinsiyetinin hem de genlere bağlı kusurların belirlenmesi metodu. Transabdominal yolla uzun bir kanül kullanarak amniyon kesesinden amniyon sıvısı örneği alma işlemi.