MOT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mot" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. mot ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mot ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MOTOKROSÇULUK

12 harfli kelimeler

MOTALPENDİRİ, MOTORARTÇISI, MOTORLUGEZER

10 harfli kelimeler

MOTELCİLİK, MOTİVASYON, MOTORCULUK, MOTOSİKLET, MOTOKROSÇU

8 harfli kelimeler

MOTİFSİZ, MOTOPOMP, MOTORBOT, MOTORİZE, MOTOTREN, MOTİLİTE, MOTOKROS, MOTORİUS

7 harfli kelimeler

MOTAMOT, MOTELCİ, MOTİFLİ, MOTORCU, MOTORİN, MOTORLU, MOTMOTU, MOTOROK, MOTURCU

6 harfli kelimeler

MOTRİS, MOTİVE

5 harfli kelimeler

MOTEL, MOTİF, MOTOR, MOTAK, MOTAL, MOTİL, MOTON, MOTTO, MOTUK, MOTUR

4 harfli kelimeler

MOTA

3 harfli kelimeler

MOT

Bazı kelimelerin anlamları

MOT

Parasız. Pekmez.

MOTORLUGEZER

Tek yuvgulu küçük motordan oluşan, enüst hızı genellikle 100 km/saat'in altında, iki tekerlekli, üstü açık, küçük yolcu taşıtı.

MOTOSİKLET

Motor silindirinin hacmi 125 santimetreküpten büyük olan, iki tekerlekli motorlu taşıt, motor.

MOTİVASYON

İsteklendirme. Güdüleme.

MOTORARTÇISI

Yarışa katılan çiftekercilerin, her birinin ayrı bir motor arkasında koşmaları ve motosikletçi ile işbirliği yaparak hızlarını ayarlamalarıyla yapılan ve "yarı dayanç" diye adlandırılan koşularda, arkadaki çiftekeri yürüten ve yöneten yarışçı.

MOTORİZE

Motorlu taşıtlarla donatılmış (kıta veya birlik).

MOTORCULUK

Deniz motoru işletmeciliği.

MOTOKROSÇU

Motokros yarışçısı.

MOTOTREN

Motorlu tren.

MOTORBOT

Motorla çalışan küçük deniz taşıtı.

MOTOKROSÇULUK

Motokrosçu olma durumu.

MOTALPENDİRİ

Tulumbeyniri.

MOTOPOMP

Motorlu tulumba.

MOTELCİLİK

Motel işletme işi.

MOTİLİTE

Hareket edebilme yeteneği, hareket gücü, hareketlilik.

MOTİFSİZ

Motifi olmayan.

  -   -   -  

Anlamında MOT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MOT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BUZDOLABI

Yiyecek, içecek vb.ni soğuk olarak saklamaya yarayan, motorla çalışan dolap, soğutucu, frijider.

BIÇKI

Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.

BENZİNLİ

Benzinle çalışan (motor, makine vb.).

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

BEZEK

Süs, ziynet. Bir eseri süslemeye yarayan motiflerin her biri.

BİLYE

Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

BİLEZİK

Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

BALATA

Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.

APLİKE

Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu.

BUJİ

Patlamalı motorlarda yakıtı tutuşturmaya yarayan araç.

ADAMKÖKÜ

Adamotu.

ARABA

Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

ATEŞÇİ

Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.

BURÇ

Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.

AMORTİSÖR

Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

BİNMEK

Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük