Kelimeler arşivi içinde; sonunda "meyva" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu meyva ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında meyva olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde meyva olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MEYVA
MEYVA
Meyve.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEYVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALASULU
Yeni olmaya başlamış meyva. İyi pişmemiş, yarı sulu yemek. Uluorta, yersiz söz söyliyen.
ALİÇEHRE
Yuvarlak, küçük ve siyah renkli, üzüme benzer meyvası olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç.
ALACEHİR
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
ALAFLIK
Ateşi kolay yakmaya yarıyan çalı çırpı, kuru ot: Çok üşüdüm, bir alaflık gelirde ısınıvereyim. Kuru ot, saman gibi hayvan yemi konulan yer. Yorgunluk gidermek için yenilen, içilen, meyva, sebze, şerbet vb.: Çok yorulduk, alaflığınız yok mu?.
ALACİYİR
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
ABILAN
Ahlat büyüklüğünde, dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvası.
ADOS
Asma ve meyva ağaçlarını budamak için demir veya çelikten yapılmış ucu eğri bıçak. Uç tarafı karga burnu şeklinde eğri ve sivri uçlu bıçak.
ABAZIMAK
Ağaç kabarmak, şişmek: Şu ağaç çok abazımış. Ağaç kocamak, meyva vermez hale gelmek: Şu ağaçtaki abazımış dalları bütün kesmeli. Yara şişmek: Ahmedin yarası gene abazımış.
AFARALAMAK
Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.
ALUÇ
Frenküzümü. Alıç ağacı ve meyvası. Alıç. Eski türkçe aluç: Dağlarda yetişen yabani ağaç ve meyvesi (Erzincan Merkez). Çorum ilinde, İskilip ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ilinde, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tokat ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ACIMUK
Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu. Merhamet. Tereye benzer, yenilir ekşi bir ot. Hayvanların salyasını akıtan otlar. Maydanoz. Kırlardaki yabani meyva fidanları. Az acı, acımsı.
ALANI
Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.
AKALIÇ
Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvası, alıç.
AĞILCIN
Tam olgunlaşmamış, yarı ham meyva veya sebze.
ALEVLET
Alıçtan büyük, bir yabani meyva.
ALACİĞİR
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
ALAÇAKIR
Yarı pişmiş. Yarı olgunlaşmış sebze veya meyva (çokça domates ve karpuz hakkında): Domatesleri alaçakır toplamışlar. Gece gökyüzünün yarı bulutlu hali: Bu gece hava alaçakırdı. Yeşile yakın bir renk. Yarı aç, yarı tok: Karnım alaçakır doydu. İlkbaharda dağlardan buzların çözülmesiyle, içinde buz parçaları karışık olarak akan az bulanık su: Hayvanı alaçakır suya sürme, bacaklarını buz keser. Şöyle böyle: Bugün keyfim alaçakır. Yarı olgunlaşmış (meyve için).
AFARLAMAK
Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.
AHSİL
Yaprakları kızılcık yaprağına benziyen, meyvasız bir ağaç.
ALACEHER
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.