MELE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mele" olan, toplam 84 adet kelime bulunmaktadır. mele ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mele ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

MELENDEREAYVASI

14 harfli kelimeler

MELEZLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

MELEZLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

MELEKŞESOLAK, MELEMETLEMEK, MELEMİRLEMEK, MELENGESTROL

11 harfli kelimeler

MELEZLEŞMEK, MELEKŞEORUÇ, MELEKTOPRAK, MELENEMEZİS, MELEŞTİRMEK, MELEZLENMEK

10 harfli kelimeler

MELEZLEMEK, MELEZLEŞME, MELEZLENME

9 harfli kelimeler

MELEZLEME, MELEMİLLİ, MELENAĞZI, MELENCÜYH, MELENDİRE, MELEVİÇEN

8 harfli kelimeler

MELEŞMEK, MELEZLİK, MELEKNAZ, MELEKNUR, MELEKPER, MELEKŞAH, MELEMSÜK, MELEMŞÜK, MELENBEÇ, MELENCÜK, MELENGEÇ, MELENGİÇ, MELENGİŞ, MELENKİŞ, MELENKÜŞ, MELERMEK, MELESTER, MELETMEK, MELETMEZ, MELETÜRE, MELEVCEN

7 harfli kelimeler

MELEMEK, MELEŞME, MELEDEN, MELEGİR, MELEĞEN, MELEĞER, MELEHOR, MELEHTİ, MELEKLİ, MELEKRU, MELEKSE, MELEKSİ, MELEKUT, MELEMEN, MELEMET, MELEMEZ, MELEMİR, MELEMŞE, MELESİR, MELESKE, MELETME, MELEVSİ, MELEYİR, MELEYKE, MELEYSE, MELEZİR

6 harfli kelimeler

MELEKE, MELEME, MELEFE, MELENA, MELENK, MELEZİ

5 harfli kelimeler

MELEK, MELES, MELEZ, MELEF, MELEN, MELER, MELEŞ, MELET

4 harfli kelimeler

MELE

Bazı kelimelerin anlamları

MELE

Duvarcı aracı, mala. Çekirge. Köpeğin yaşı : Bizim köpek yedi melesinde. Çocuk oyunlarında kale olarak kullanılan çukur. Yuva : Leyleklerin melesi yıkılmış. İn : Kurt melesine girdi.

MELEŞTİRMEK

Bekletmek.

MELENEMEZİS

Siyah kusmuk.

MELEKŞEORUÇ

Sakarya şehri, Geyve ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

MELENGESTROL

Anabolizan bir madde.

MELEZLENMEK

Melezleme işi yapılmak.

MELEZLEŞTİRMEK

Melez duruma getirmek.

MELEMETLEMEK

Onarmak. Üstünkörü geçmek.

MELEKTOPRAK

Çamuru çok özlü, boz toprak.

MELEKŞESOLAK

Sakarya şehri, Geyve belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

MELEZLEŞMEK

Bir bitki başka bir bitki türünün çiçekleriyle döllenmek, hibritleşmek. Yabancılaşmak.

MELENDEREAYVASI

Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva.

MELEZLEŞTİRME

Melezleştirmek işi.

MELEZLEMEK

İki ayrı türü çiftleştirip birleştirmek.

MELEZLEŞME

Melezleşmek işi, hibritleşme.

MELEMİRLEMEK

Onarmak.

  -   -   -  

Anlamında MELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

AMENTÜ

Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

ARMUZ

Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.

AMELELİK

Amele olma durumu.

AĞIRLIKLI

Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.

ATOMCULUK

Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ANTLAŞMA

İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

ANLAŞILAN

Anlaşıldığına göre, galiba, muhtemelen.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

ARENA

Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

AGLÜTİNASYON

Kümeleşim.

ARPALAMA

Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen bir hastalık. Çok arpa yemekten ileri gelen bir hayvan hastalığı.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.