Sonu MEDİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "medik" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu medik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında medik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde medik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

YUKARIBELEMEDİK

14 harfli kelimeler

AŞAĞIBELEMEDİK

11 harfli kelimeler

BEKLENMEDİK, GÖKGÖRMEDİK

10 harfli kelimeler

BİLİNMEDİK

9 harfli kelimeler

BELEMEDİK

8 harfli kelimeler

BİLMEDİK, GÖRMEDİK

5 harfli kelimeler

MEDİK

Bazı kelimelerin anlamları

MEDİK

Dişi manda. Manda yavrusu, malak. Gaga. Kırlarda biten, kökü fındık büyüklüğünde yabanıl bir ot. İlkbaharda kırlarda biten, yaprakları yeşil ve dikenli, kökü havuca benzer yabanıl bir ot. Küçük, şişman çocuk.

BEKLENMEDİK

Beklenmeyen, umulmayan. Birdenbire, ansızın olan.

GÖRMEDİK

Görgüsüz.

GÖKGÖRMEDİK

Açgözlü, obur: Bu çıdam gök görmediğin birisi. Görgüsüz, sonradan görme. Aptal.

YUKARIBELEMEDİK

Adana ilinde, Kamışlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BELEMEDİK

Adana ilinde, Pozantı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BİLİNMEDİK

Bilinmeyen.

AŞAĞIBELEMEDİK

Adana şehri, Karaisalı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BİLMEDİK

Bilinmiyen, meçhul.

  -   -   -  

Anlamında MEDİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MEDİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

BELLİ

Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

DENGESİZLİK

Bir şeyde denge bulunmaması durumu. Bir kimsenin tutum ve davranışlarında beklenmedik değişmeler olması, istikrarsızlık.

İLTİFAT

Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine veya bir şeye yöneltme. Yüzünü çevirerek bakma. İlgi gösterme, rağbet etme.

HAYRET

Beklenmedik, garip bir şeyin sebep olduğu şaşkınlık, şaşırma. Şaşılan bir şey karşısında söylenen söz.

DAĞITMAK

Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak. Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak. Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek. Yenilgiye uğratmak. Kurulu bir düzeni bozmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek. Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek. İletmek, ulaştırmak. Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek. Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak. Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek.

İRİNTİ

Elek ve kalbur üzerinde kalan iri taneler. Hayvanların beğenmeyerek yemedikleri iri saman.

ÇIKAGELMEK

Beklenmedik bir zamanda gelmek.

DONMAK

Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek, buz tutmak. Gelişmemek, yeniliklere açık olmamak. Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak. Eriyik durumda bulunan bir metal katı duruma geçmek. Kimyasal bir etki ile katılaşmak. Çok üşümek. Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek. Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek.

FEVKALADE

Alışılmış olandan ayrı, olağanüstü, beklenmedik, görülmedik, işitilmedik. "Çok iyi, çok üstün, çok güzel" anlamlarında beğeni ifade eden bir söz. Aşırı bir biçimde. Aşırı, çok fazla.

GÜLÜT

Skeç, revü, eğlence gösterisi vb.ne eklenen beklenmedik gülünç sözler veya durumlar.

BİTMEK

Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.

BASKIN

Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.

EYVAH

Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü.

NADİDE

Az görülür, görülmedik, seyrek görülen.

DİŞLİ

Dişleri olan. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Kaya balığı. Beklenmedik düzeyde olan. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan çark.

GÜMBEDEK

Gümbürdeyerek. Beklenmedik bir zamanda, birdenbire.

MEÇHUL

Bilinmeyen, bilinmedik. Edilgen fiil, malum karşıtı. Bilinmeyen.

BİLİNMEYEN

Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.

JEST

Herhangi bir şeyi açıklamak için genellikle el, kol ve baş ile yapılmış olan içgüdüsel veya iradeli hareket. Beklenmedik iyi davranış.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük