Sonu KÜLE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "küle" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu küle ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında küle olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde küle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

MÜŞKÜLE

6 harfli kelimeler

KEKÜLE, USKÜLE, ÜSKÜLE

4 harfli kelimeler

KÜLE

Bazı kelimelerin anlamları

KÜLE

Tandırdaki ateşin yanmasını sağlayan hava deliği. Et tahtası. Çok beyaz. Yumuşak. Kısa, cüce. İplik çilesi, kelep. Kısa boylu. Köle. Yığın.

USKÜLE

Yeşil yapraklarından asılarak saklanan bir çeşit soğan.

KEKÜLE

Erkeklerin, soğuktan korunmak için başlarına taktıkları başlık.

ÜSKÜLE

Taranmış, bağlam yapılmış temiz keten. Soğan, sapları ile birlikte örülerek asılmış soğan bağlamı. Topraktan yapılmış, çorba tası, çukur çanak. Büyümemiş, küçük soğan.

MÜŞKÜLE

Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm.

  -   -   -  

Anlamında KÜLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKLAVA

Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

DALYASAN

Sarıkların omuz üzerine dökülen ucu.

DUYURUM

Duyurma işi, sirküler.

ALPAKS

Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.

DAĞİ

Dağlık bölgelerde söylenen türkülerin makamı.

BOYOZ

Kuş yuvası biçimi verilmiş milföy hamurunun içine kıyma, patates, peynir vb. malzemeler konulduktan sonra üzerine pudra şekeri veya tahin dökülerek hazırlanan bir börek türü.

DÖKÜM

Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi. Kumaşın dökümlü olma niteliği. Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma. Kalıba dökülerek yapılan. Dökülme zamanı.

ALAZA

Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.

EĞİNTİ

Eğelenen bir şeyden dökülen ince toz.

BÜKÜLGEN

Kolay eğilip bükülen. Bükünlü.

DÜĞÜM

İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.

DÖŞEME

Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

DÜRBÜN

Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç. Gözetleme deliği.

AMYANT

Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir ak asbest türü.

ÇILBIR

Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.

DÖKME

Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

BİYOELEKTRONİK

Moleküler biyolojinin hücrelerin yapısına giren moleküller arasında geçerli elektrostatik güçlerini inceleyen bölümü.