KON ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kon" olan, toplam 498 adet kelime bulunmaktadır. kon ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kon ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kon olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KONFEKSİYONCULUK, KONDRODİSTROFİYA, KONDROENDOTELYOM

15 harfli kelimeler

KONAKLAYABİLMEK, KONTRENDİKASYON, KONUŞTURABİLMEK

14 harfli kelimeler

KONFERANSÇILIK, KONSOMATRİSLİK, KONSTRÜKTİVİZM, KONVERTİBİLİTE, KONAKLAYABİLME, KONDRİFİKASYON, KONDRODİSPLAZİ, KONDRODİSTROFİ, KONDROSKELETON, KONJUNKTİVALİS, KONJUNKTİVİTİS, KONSTRUKTİVİZM, KONSTRÜKTİVİST, KONTRASEPSİYON, KONUMLANDIRMAK, KONURHACIOBASI, KONUŞLANDIRMAK, KONUŞTURABİLME

13 harfli kelimeler

KONDENSELEŞME, KONFEDERASYON, KONFEKSİYONCU, KONFİGÜRASYON, KONSANTRASYON, KONSERVATUVAR, KONSOLİDASYON, KONSTRÜKSİYON, KONVANSİYONEL, KONUKSEVERLİK, KONDROKRANYUM, KONDROMATOZİS, KONDURABİLMEK, KONDURUVERMEK, KONFİGURASYON, KONJONKTİVİTE, KONSEPTÜALİST, KONSEPTÜALİZM, KONSERVECİLİK, KONSTRİKSİYON, KONSTRUKSİYON, KONTAMİNASYON, KONUMLANDIRMA, KONUŞLANDIRMA, KONVERGENSİYA

12 harfli kelimeler

KONDÜKTÖRLÜK, KONFEDERATİF, KONFORSUZLUK, KONSOLOSHANE, KONSÜLTASYON, KONTROLCÜLÜK, KONTROLÖRLÜK, KONUŞMACILIK, KONDROMALAZİ, KONDRONEKTİN, KONDROSARKOM, KONDURABİLME, KONDURUVERME, KONFİRMASYON, KONFORMASYON, KONJENİTALİS, KONJUNKTİVİT, KONJUNKTİVUS, KONKURDAŞMAK, KONSTİPASYON, KONSTİTÜSYON, KONTAMİNATYO, KONTRAKSİYON, KONTRASEPTİF, KONTRGERİLLA, KONULABİLMEK, KONULUVERMEK, KONUŞABİLMEK, KONUŞTURTMAK, KONUŞUVERMEK

11 harfli kelimeler

KONDANSATÖR, KONFEKSİYON, KONFERANSÇI, KONKURHİPİK, KONSERVATÖR, KONSOLOSLUK, KONSOMASYON, KONSOMATRİS, KONSORSİYUM, KONTRASOMUN, KONTRATABLA, KONUMLANMAK, KONUŞKANLIK, KONUŞLANMAK, KONUŞTURMAK, KONUTLANMAK, KONVANSİYON, KONVEKSİYON, KONVERTİSÖR, KONAKÇIBAŞI, KONAKLANMAK, KONAKLATMAK, KONDOMİNYUM, KONDRİYAKUS, KONDROBLAST, KONDROPLAST, KONDÜKSİYON, KONGAYLAMAK, KONGLUTİNİN, KONİDYOSPOR, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

KONAKLAMAK, KONFORMİZM, KONGLOMERA, KONJONKTÜR, KONKORDATO, KONSOLİTÇİ, KONŞİMENTO, KONTRATSIZ, KONUKÇULUK, KONUKLAMAK, KONUKSEVER, KONUŞLANMA, KONUŞTURMA, KONUŞULMAK, KONVERTİBL, KONARGÖÇER, KONABİLMEK, KONAĞLAMAK, KONAKADÜZÜ, KONAKALMAZ, KONAKKURAN, KONAKLATMA, KONAKPINAR, KONALBUMİN, KONÇERTİNA, KONDROLOJİ, KONDURTMAK, KONFORMİST, KONGENİTAL, KONGOFİLİK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

KONAKLAMA, KONDİSYON, KONDURMAK, KONDÜKTÖR, KONFEDERE, KONFERANS, KONFORSUZ, KONSANTRE, KONSENSÜS, KONSOLİDE, KONSONANT, KONTENJAN, KONTEYNER, KONTÖRLÜK, KONTRALTO, KONTRATAK, KONTRATLI, KONTRFİLE, KONTROLCÜ, KONTROLÖR, KONTRPİYE, KONTRPLAK, KONTRPUAN, KONUKLAMA, KONUMLAMA, KONUŞMACI, KONUŞULMA, KONVEKTÖR, KONABİLME, KONAKBAŞI, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

KONAKLIK, KONÇERTO, KONDURMA, KONFORLU, KONGÖVDE, KONİKLİK, KONKASÖR, KONSERVE, KONSOLİT, KONSOLOS, KONSULTO, KONTEKST, KONTRAST, KONTRBAS, KONTUVAR, KONUKEVİ, KONUKLUK, KONULMAK, KONUŞKAN, KONUŞMAK, KONUŞUCU, KONVEYÖR, KONAKKÖY, KONAKLAR, KONAKÖZÜ, KONALMAK, KONARYUS, KONBİÇİM, KONCALIS, KONCULUS, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

KONAKÇI, KONALGA, KONÇİNA, KONÇSUZ, KONDÜİT, KONFETİ, KONGOLU, KONSEPT, KONTLUK, KONTRAT, KONTROL, KONTUAR, KONUKÇU, KONULMA, KONUSUZ, KONUŞMA, KONVEKS, KONACIK, KONAKLI, KONALKA, KONANKA, KONARGA, KONARĞA, KONARLI, KONAYLA, KONCİYH, KONDRİN, KONDROM, KONDROS, KONDUCU, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

KONÇLU, KONDOM, KONDOR, KONFOR, KONGRE, KONKAV, KONKEN, KONKUR, KONMAK, KONSER, KONSEY, KONSOL, KONSON, KONSÜL, KONTAK, KONTES, KONTÖR, KONTRA, KONTUR, KONULU, KONUŞU, KONVOY, KONYAK, KONACA, KONACI, KONARI, KONBAK, KONCİK, KONCUK, KONÇUK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

KONAK, KONİK, KONMA, KONSA, KONUK, KONUM, KONUR, KONUŞ, KONUT, KONYA, KONAÇ, KONAĞ, KONAH, KONAN, KONAR, KONAS, KONAT, KONCI, KONDU, KONEÇ, KONEL, KONGA, KONKA, KONNE, KONOP, KONPE, KONSU, KONŞI, KONŞİ, KONŞU, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

KONÇ, KONİ, KONT, KONU, KONA, KOND, KONE, KONI, KONK

3 harfli kelimeler

KON

Bazı kelimelerin anlamları

KON

Konut. Çadır. Dağ kemeri. Soba. Tezgâh. Koyun, keçi gübresi. Bir dizgenin durum, konum ya da etkileşimini, koşulların nicel değerlerine göre belirleyebilmek için kurulan matematiksel düzenleme. Koyun ağılı. (Eşmeyazı Kars).

KONDRİFİKASYON

Kıkırdaklaşma.

KONVERTİBİLİTE

Çevrilgenlik.

KONFERANSÇILIK

Konuşmacılık.

KONTRENDİKASYON

Zıt etki.

KONDRODİSPLAZİ

Kalıtsal olarak belli sığır, koyun ve köpek ırklarında görülen, kıkırdağın enlemesine veya uzunlamasına büyümesindeki bozukluklara bağlı olarak oluşan, yerel veya genel, kemik veya iskelet bozukluğu.

KONDRODİSTROFİ

Kondrodistrofiya.

KONDROSKELETON

Kıkırdaksı iskelet.

KONDROENDOTELYOM

Endotel ve kıkırdak doku elemanları içeren iyicil bağ doku tümörü.

KONDRODİSTROFİYA

Kıkırdağın normal dışı gelişimiyle belirgin bozukluk, kondrodistrofi.

KONFEKSİYONCULUK

Konfeksiyoncunun yaptığı iş.

KONAKLAYABİLMEK

Konaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KONUŞTURABİLMEK

Konuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KONSTRÜKTİVİZM

Kurmacılık.

KONAKLAYABİLME

Konaklayabilmek işi.

KONSOMATRİSLİK

Konsomatris olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında KON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACINILMAK

Acınma işine konu olmak.

AĞIRLANMAK

Ağırlama işine konu olmak.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ABARTILMAK

Abartma işine konu olmak.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

AÇIMLANMAK

Açımlama işine konu olmak.

ACIKILMAK

Acıkma işine konu olmak.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ADANMAK

Adama işine konu olmak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük