KLAD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "klad" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. klad ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu klad ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde klad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KLAD

Belli bir ortak soydan gelen organizma takımını kapsayan filogenetik ağaç dalı.

KLADİSTİK

Ortak bir atadan gelme sebebiyle türler ve diğer taksonlar arasındaki benzerlikler.

KLADOKARPUS

Dişi üreme organların (arkegonyumlar) oluştuğu kısa dallar üzerindeki uç yapılar.

KLADOGENEZ

Yeni tipler meydana getirmek üzere evrim çizgisinin dallanması.

  -   -   -  

Anlamında KLAD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KLAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BALIKLAMAK

Balıklama tarzı suya atlamak. Yüzmek. Aptes bozmak (küfür olarak kullanılır): Ağzına balıkladığım. Şimşek çakmak.

ACIKLAMAK

Acıkmak (hayvanlar hakkında): Buzağı acıkladı. İplik ve bezi çeşitli renklere boyamadan önce, ceviz, nar kabuğu ve şap ile solmaz bir renge boyamak. Sırrını açıklamak.

KONALGA

Göçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri.

GEZENTE

Çok gezen kişi. Evde durmayan köpek. Sebzelerde en çok baklada bulunan bir çeşit böcek. Çok gezen.

ÇIRPAKLAMAK

Hafif vurmak veya dövmek: Hoca bu çocuğu çırpakladı. Sopayla ağacı silkelemek.

BASAKLAMAK

Baskın yaparak yakalamak, üstüne çökmek: Ahmet eşkiyayı basakladı. Kadına, tecavüz etmek.

GINAKLAMAK

Cevizin iyisini, kötüsünü ayıklamak, seçmek: Bu gece ceviz gınakladık köme dizdiler.

GIYIKLAMAK

Kapıyı az açık, aralık bırakmak. Bir şeyin yokluğunu çekmek, arayıp bulamamak: Biz yumurta diye gıyıkladık. Tahta, çıra ve benzerleri şeyleri ufak parçalara bölmek.

HONCUKLAMAK

Hayvan çifte atmak: Acemi taya bindim honcukladı düştüm.

ÇÖZÜMLEMEK

Çözümleme yoluyla bir şeyi incelemek, tahlil etmek, analiz etmek. Anlamı ve niteliği anlaşılamayan bir konuyu açıkladıktan sonra sonuca bağlamak, tahlil etmek, analiz etmek.

PROGRAM

İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.

GECEN

Fasulya ve kara baklada olan saçma büyüklüğünde, yuvarlak, kara renkli bir çeşit böcek. Darı, fasulya ve benzerleri şeylerin sapı. Geç, biraz geç (zaman için). Bartın ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehri, Azdavay ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

AKLEMEK

Toplamak, ayıklamak, devşirmek: Soğan otu akladık.

ANI

Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı her türlü iz, hatıra. Yaşanmış olayların anlatıldığı yazı türü, hatıra.

KIŞLAK

Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.

ALAKLAMAK

Acele etmek. Çalmak, aşırmak: Elmaları hemen alaklamışlar. Karıştırmak, dağıtmak: Çocuklar her tarafı alakladılar.

HALAKLAMAK

Koyun, kuzu zayıflamak: Bu kış koyunlar çok halakladı.

MİSAFİRHANE

Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.

GONALGA

Göçebelerin çok konduğu yer. Göçebelerin konakladıkları yerler.

GÖZEN

Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Sulak yer. Kiler. Pınar: Bugün gözen ayıkladık. Keler, bir çeşit kertenkele. Sevimli, hoşa giden. Tunceli kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.