KALAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kalak" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. kalak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kalak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kalak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KALAKBAŞLILAR

11 harfli kelimeler

KALAKLANMAK

10 harfli kelimeler

KALAKALMAK, KALAKLAMAK

7 harfli kelimeler

KALAKÇI, KALAKLI, KALAKLU, KALAKÖY

5 harfli kelimeler

KALAK

Bazı kelimelerin anlamları

KALAK

Burun, burun ucu. Tezek yığını. Gelin tacı.

KALAKLAMAK

Kapı kapı dolaşmak, gezmek: Bu gün az kalaklamadık. Dalgalanmak.

KALAKÇI

Durmadan gezen, kapı kapı dolaşan.

KALAKLANMAK

Havalanmak, kendini yüksek görmek.

KALAKÖY

Trabzon şehrinde, Çarşıbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KALAKBAŞLILAR

(Rhynchocephalia), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının bir takımı. Biçimleri kertenkeleye benzer. Çoğunun soyu tükenmiş ve bugün yaşayan bir türü kalmıştır: Noktalı kamadiş (Sphenodon punctatus).

KALAKLI

Gururlu. İriyarı, gösterişli.

KALAKALMAK

Bir şey veya durum karşısında şaşırmak. Güç durumda kalmak. Bir şeyin üzerine aşırı düşmek, üstünde durmak.

KALAKLU

Yüksek.

  -   -   -  

Anlamında KALAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞAKALAK

Küçük kavun, kelek. Büyük, iri, yuvarlak: Şakalak üzüm. Davranışlarında çekingen olmayan, atak kimse. 20 cm. kadar uzunluğu olan mısır sapının her iki yanından onar cm.'lik birer bölümün kesilmesiyle yapılan, sallandıkça "şak şak..." diye ses çıkaran çocuk oyuncağı. Kullanıldığı yerler: Başkışla Karaman Konya, Özgüney Yalvaç Isparta.

ABRAŞMAK

Olduğu yerde kalmak, kalakalmak (av tabirlerinden): Tavşan abraştı. Bacakları açmak.

BAKALAK

Bekleyici, gözleyici: Çocuğa bakalak ol. Bakalak ol da bahçeye sığır girmesin. Bakarak, gözetleyerek: Geldiğim yerlere bakalak geldim; inek filan görmedim. Boz renkli, tepeli bir çeşit tarla kuşu.

DULUKMAK

Hareket halinde olan bir cisim bir yere takılıp kalmak: Attığım değnek cevizin dalına duluktu. Kalakalmak, olduğu yerde kalmak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük