Sonu K ile biten 4 harfli kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "k" olan 4 harfli toplam 460 adet kelime bulundu. Sonu k harfi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Ayrıca, başında k harfi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde k harfi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Kelime anlamı için sözcüklerde bulunan linklerden faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HİRK

Sürülüp dinlenmeye, nadasa bırakılan tarla. Eski (elbise, ayakkabı ve benzerleri şeyler için).

ATAK

Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.

OCUK

Şeytan.

İLİK

Giysi, yorgan çarşafı, yastık kılıfı vb.nin gereken belirli yerlerine düğmenin geçirilebilmesi için iplikle örülerek, parça geçirilerek veya biye ile yapılan küçük yarık. Kemiklerin iç boşluklarını dolduran yağlı madde. Düğme. Yaka. Temiz. Söz götürüp getiren. Küçük sepet. -den başlayarak, -den sonra, -den beri: Ali tarlayı bundan ilik sen sür, bundan ilik ben süreyim. Kabak ve fasulyelerin uzayan kısımları: Kabak ilikleri bu sene çok uzadı. Kemik iliği, ilik. Düğme. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta; Güllüce Gümüşhacıköy Amasya). Düğme deliği. (İnönü Eskişehir). Düğme dikilen yer. (Aksaray Niğde). Ağaç çuvaldız. (Saçıkara İslahiye Gaziantep). Samanın çekilme zamanında arabaya takılan çulu yan direğe bağlayan halka. (Yeşilova Aksaray Niğde). Kağnının yan kanadının basamakları. (Gücünkaya Aksaray Niğde).

EYAK

Ayak.

TALK

Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum.

FAİK

Üstün, yüksek.

UVAK

Ufak. Küçük, ufak. Ufak, küçük. Ufak, küçük, kırıntı.

ÜMÜK

Boğaz. Gırtlak.

AŞİK

Âşık.

İBUK

Baykuş.

ATİK

Çabuk davranan, çevik. Eski, eski zamanla ilgili. Yuvasına alışmış, insancıl güvercin. Açıkgöz. Eski. Özgür, hür. Asil, soylu. Berrak, saf, değerli.

İBEK

Çorum ilinde, Mecitözü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ZEVK

Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz. Eğlence. Güzeli çirkinden ayırt etme yetisi, beğeni. Tat, lezzet.

HIRK

Sürülüp dinlenmeye, nadasa bırakılan tarla. Daha bitek olması için tarlanın ikinci defa sürülmesi. (Üreğil Çankaya Ankara).

ARUK

Su yolu, ark. Zayıf, cılız, sıska. Çürümüş, fazla olmuş, çürümeye yüz tutmuş. İneğin tabii hali, gebe veya kısır olmıyan inek. Eli ağır, uyuşuk. Ağrımış.

KIRK

Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 40 ve XL rakamlarının adı. Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık.

PÖRK

Erkeklerin giydiği bir çeşit başlık, takke, külah. Düğünde gelinin baba evinden yola çıktığını bildiren haber : Ahmet'in toyunda pörkü ben getirdim. Yünden örülmüş başörtüsü. Takke. Direk üstlüğü.

KANK

Cam ya da toprak sürahi. İki tekerlekli araba. Hayvan ya da insan ölüsü. Parasız, beleş.

DELK

Ovma, ovuşturma. Sürtünme.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük