KIT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kıt" olan, toplam 69 adet kelime bulunmaktadır. kıt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kıt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KITİPİYOZLUK, KITMIRLANMAK

11 harfli kelimeler

KITIRDATMAK, KITKITLAMAK

10 harfli kelimeler

KITIRDAMAK, KITIKLAMAK, KITIRCILIK, KITIRDATMA

9 harfli kelimeler

KITIKLAMA, KITIRDAMA, KITİPİYOZ, KITLAŞMAK, KITIRAYIK, KITLATMAK, KITNAŞMAK

8 harfli kelimeler

KITLAŞMA, KITALMAK, KITARMAK, KITIRDAK, KITIRİYH, KITIRMAK, KITIRNAK, KITIYLAK, KITKIMIL, KITKIMIR, KITLAMAK, KITLEYÜK, KITSİLDİ, KITTIRLI

7 harfli kelimeler

KITIKLI, KITIRCI, KITIRTI, KITLAMA, KITILTİ, KITIMAK, KITINAK, KITIRAK, KITIRDI, KITIRIK, KITIRIM, KITIRIŞ, KITIRİH, KITIRİK, KITİRİK, KITLEME, KITTEPE

6 harfli kelimeler

KITAAT, KITLIK, KITDİK, KITKIT, KITMAK, KITMAR, KITMIÇ, KITMIK, KITMIR, KITMİR, KITTIK

5 harfli kelimeler

KITAL, KITIK, KITIR, KITIL, KITIŞ, KITİK, KITİL, KITTI, KITTİ

4 harfli kelimeler

KITA, KITO

3 harfli kelimeler

KIT

Bazı kelimelerin anlamları

KIT

İhtiyaca yetmeyecek kadar az, bol karşıtı. Az, yetersiz (duygu, söz vb.).

KITIRDAMAK

"Kıtır" diye ses çıkmak.

KITIRCILIK

Yalancılık.

KITIKLAMAK

Kıtıkla doldurmak.

KITMIRLANMAK

İnatçılık yapmak : Ahmet niçin yemek yemiyorsun, kıtmırlığın mı tuttu ?.

KITIKLAMA

Kıtıklamak işi.

KITLATMAK

Oynak kemikleri ya da kırık kemikleri birbirine sürerek ses çıkartmak.

KITNAŞMAK

Çok açlık nedeniyle yiyecek için itişip kakışmak, her şeyi göze almak.

KITİPİYOZLUK

Kıtipiyoz olma durumu.

KITIRDATMA

Kıtırdatmak işi.

KITIRAYIK

Bir çeşit kalın patiska.

KITIRDAMA

Kıtırdamak işi.

KITKITLAMAK

Yavaş yavaş pişirmek.

KITİPİYOZ

Değersiz, bayağı, kötü.

KITLAŞMAK

İhtiyacı karşılayamamak, kıt duruma gelmek.

KITIRDATMAK

"Kıtır" diye gevrek ses çıkartmak.

  -   -   -  

Anlamında KIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARK

İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

AÇLIK

Aç olma durumu. Aşırı istek içinde bulunma. Kıtlık.

AKITMALI

Alnında akıtması olan (hayvan).

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

ASYA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

AKILSIZ

Aklı, gerçeği görüp ona göre davranmayan, anlayışı kıt.

AKARYAKITÇILIK

Akaryakıtçının yaptığı iş.

AFRİKA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

AKARYAKITÇI

Akaryakıt satan kimse.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

ARTÇI

Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.

AKAÇLAMAK

Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.

ANADOLU

Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

AKARYAKIT

Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.

AVRUPA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

AMERİKA

Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük