Sonu KIRI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kırı" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kırı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kırı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kırı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DEDEBAKIRI, DEVEBAKIRI, DİKMENKIRI, ENİZÇAKIRI, GEMİCİKIRI

9 harfli kelimeler

CELİLKIRI, DAZINKIRI, GEYİKKIRI, SADIKKIRI, TOKATKIRI, USAAYKIRI

8 harfli kelimeler

ELMAKIRI, KADIKIRI, KAPIKIRI

7 harfli kelimeler

ÇANKIRI, DAZKIRI, HAYKIRI, ALİKIRI, BALKIRI, GÜNKIRI

6 harfli kelimeler

AYKIRI, AFKIRI, ARKIRI, AVKIRI, ERKIRI

4 harfli kelimeler

KIRI

Bazı kelimelerin anlamları

KIRI

Eşek yavrusu, sıpa.

USAAYKIRI

Düşünce ve usa karşıt, usla anlaşılamayan, mantık kavramlarıyla açıklanamayan şey.

GEYİKKIRI

Çanakkale şehrinde, Balıklıçeşme bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GEMİCİKIRI

Çanakkale ilinde, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇANKIRI

Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

DEVEBAKIRI

Çinko bakraç.

KAPIKIRI

Muğla ili, Selimiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

TOKATKIRI

Çanakkale şehrinde, Karabiga nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DAZINKIRI

Pejmürde kıyafetli, eski püskü, yırtık elbiseli kişi.

ELMAKIRI

Amasya şehrinde, Tekke nahiyesine bağlı bir bölge.

KADIKIRI

Çorum kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DİKMENKIRI

Tavşan.

CELİLKIRI

Çorum ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ENİZÇAKIRI

Adana şehri, Tepecikören bucağına bağlı bir bölge.

SADIKKIRI

Kütahya kenti, Altıntaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DEDEBAKIRI

Siirt ilinde, Baykan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında KIRI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ATKARACALAR

Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ANTİHİJYENİK

Sağlık kurallarına aykırı olan.

ANTİDEMOKRATİK

Demokrasiye aykırı olan.

ALINGAN

Çabuk gücenen, kırılan.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ADALETSİZLİK

Adalete aykırı olma durumu.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

ADALETSİZ

Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).

ANORMAL

Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük