KIRI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kırı" olan, toplam 105 adet kelime bulunmaktadır. kırı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kırı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kırı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KIRILCAYAZIMSAL, KIRINTILAŞTIRMA

14 harfli kelimeler

KIRIKKALELİLİK

13 harfli kelimeler

KIRIŞIKSIZLIK

12 harfli kelimeler

KIRILCAYAZIM, KIRILIMÖLÇER, KIRILIMÖLÇÜM, KIRILIVERMEK, KIRIŞIKLILIK, KIRIŞIVERMEK

11 harfli kelimeler

KIRILGANLIK, KIRIŞTIRMAK, KIRITKANLIK, KIRIKKALELİ, KIRIKLANMAK, KIRILIVERME, KIRITTIRMAK

10 harfli kelimeler

KIRIŞIKLIK, KIRIKÇILIK, KIRIKLAMAK, KIRIKPINAR, KIRIKUŞAĞI, KIRILIRLIK, KIRIŞIKSIZ, KIRIŞTIRMA, KIRIVERMEK, KIRIZLAMAK

9 harfli kelimeler

KIRICILIK, KIRIKKALE, KIRIKLAMA, KIRINTILI, KIRIŞIKLI, KIRIBENEK, KIRIKÇALI, KIRIKDERE, KIRIKKAYA, KIRIKKUYU, KIRIKRENK, KIRIKSOKU, KIRIMKAYA, KIRIMOLUK, KIRIŞOĞLU, KIRIVERME

8 harfli kelimeler

KIRIKHAN, KIRIKLIK, KIRILGAN, KIRILMAK, KIRINMAK, KIRIŞMAK, KIRITKAN, KIRITMAK, KIRIÇMAK, KIRIKALİ, KIRIKDAĞ, KIRIKKÖY, KIRIKLAR, KIRIKTAŞ, KIRILCAL, KIRILDAK, KIRILTUK, KIRIMİNİ, KIRIMSIZ, KIRISMAK, KIRISTIK, KIRIŞGAN, KIRIŞGON, KIRIŞKAL, KIRIŞKIN, KIRIŞLAR, KIRIŞTAK

7 harfli kelimeler

KIRIKÇI, KIRILIŞ, KIRILMA, KIRINIM, KIRINMA, KIRINTI, KIRIŞIK, KIRIŞMA, KIRITIM, KIRITIŞ, KIRITMA, KIRICIK, KIRIDAK, KIRIKLI, KIRIKTA, KIRILCA, KIRILIM, KIRIMSA, KIRINGI, KIRIŞAK, KIRIŞGI, KIRIŞKA, KIRITAK

6 harfli kelimeler

KIRICI, KIRIÇO, KIRIGI

5 harfli kelimeler

KIRIK, KIRIM, KIRIÇ, KIRIH, KIRIN, KIRIŞ, KIRIT, KIRIZ

4 harfli kelimeler

KIRI

Bazı kelimelerin anlamları

KIRI

Eşek yavrusu, sıpa.

KIRILIMÖLÇER

Işığın kırılan imlecini ölçmeye yarayan aygıt. Işık ışınlarının bir sıvıdan biçmeye girerken yaptıkları kırılım açısını ölçerek kırılım indisini belirleyen aygıt.

KIRILIVERMEK

Aniden kırılmak.

KIRITKANLIK

Kırıtkan olma durumu.

KIRIKKALELİ

Kırıkkale ilinden olan kimse.

KIRIŞTIRMAK

Kırışmasına sebep olmak. Karşı cinsten biriyle yakın ilişkide bulunmak.

KIRIKKALELİLİK

Kırıkkaleli olma durumu.

KIRILCAYAZIM

Çoğu kez x ışınları ile kırılcaların yapılarını bulan bilgi dalı.

KIRIŞIKLILIK

Kırışıklı olma durumu.

KIRIŞIVERMEK

Uyuyuvermek.

KIRIŞIKSIZLIK

Kırışıksız olma durumu.

KIRIKLANMAK

Bir şeyi istediğini durumu ile anlatmak, göz koymak, gözü kalmak. Çıkarı için boyun eğmek. Hoşlanmak : Ali Haççe gelince kırıklanıyor. Umutlanmak, ummak : Bu ay terfi edeyim deyi kırıklanıyordum, çıkmadı. Güvenmek : Ben sana kırıklandım da geldim. Dost edinmek. Cilvelenmek, kendini beğendirme çabasında olmak.

KIRILGANLIK

Kırılgan olma durumu. Bir eksen etrafında döndürülen veya sert bir cisimle çizilen boya filminin çatlaması veya dağılması.

KIRINTILAŞTIRMA

Granül durumuna getirme.

KIRILCAYAZIMSAL

Kınlcayazım yöntemlerine ilişkin.

KIRILIMÖLÇÜM

Özdeklerin kırılım indislerinin belirlenmesi.

  -   -   -  

Anlamında KIRI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ANORMAL

Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.

ATKARACALAR

Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ADALETSİZLİK

Adalete aykırı olma durumu.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ANTİHİJYENİK

Sağlık kurallarına aykırı olan.

ALINGAN

Çabuk gücenen, kırılan.

ADALETSİZ

Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).

ANTİDEMOKRATİK

Demokrasiye aykırı olan.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük