Sonu KÜFE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "küfe" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu küfe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında küfe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde küfe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KÜFE

Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Kaba et, kıç. Bu sepetin alabildiği miktarda olan.

ÜSKÜFE

Gelinlik yapılan, sırmalı bir çeşit eski kumaş. Kalın ipekli, değerli eski zaman kumaşlarından yapılan kolsuz düğün giysisi.

  -   -   -  

Anlamında KÜFE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜFE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÜFELİK

Küfeyi dolduracak miktarda olan. Kendi kendine yürüyemeyecek derecede sarhoş kimse.

GORAF

Topluluk. Yığın. Birikinti. Tarladan toplanan tütün yapraklarının demet demet küfeye dizilmesi.

ÇITIK

Küfe, sepet örmekte kullanılan soyulmuş fındık çubuğu. Serçeden küçük sırtı kahverengi ile siyah arası göğsü kirli sarı, gagası siyah bir kuş. Tuzak. Bitişik.

BAĞBAZAN

Kabuklu söğüt dalından örülen, dibi dar ağzı geniş ve bağcıların kullandığı iki kulplu büyükçe sepet, bir çeşit küfe.

DEHNE

Küfe. Yerli bezden yapılan yüz havlusu.

ÇATAN

Orta yer. Saman taşımağa yarar büyük sepet, küfe.

BUMA

Tahtadan yapılmış yemek tası. Üzüm küfeleri üstüne örtülen bez, kapak.

DEREK

Dolap, mutfak dolabı. Küçük küfe.

GODAFA

El sepeti. Küfe. Sepet.

GÜDÜRÜK

Kulpu ve boğazı kırık toprak testi. Kulpsuz saman sepeti, küçük küfe. Eski.

ÇATGI

Başörtüsü. Saman taşımağa yarar büyük sepet, küfe. Alına bağlanan iki parmak eninde tülbent. Üç ayaklı sehpa. İp, urgan, kordon.

GELESNE

Kapaklı büyük küfe.

ÇİT

Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).

GÖCEK

Ağacın gövdesinde dalın çıktığı yer. Ağaçların dibinden çıkan sürgün, piç. Yeni dikilmiş bağ. Bir karış boyunda büyümüş ekin. Taze meyve. Sebze bahçelerinde açılan aralıklı çukurlar. Küfe. Semerlerin arka tarafına takılan çengelli demir. Hayvan semeri. Kilit takılmak için kapıya çakılan halka. Menteşe. İplik makarası. Yapıcılıkta tahtaları birbirine tutturmak için kullanılan ağaç. Yıkanacak çamaşır. Köşe. Kıyı, kenar. Deve yavrusu. Tarladaki yeşil buğday. Çok az (Çiçekdağı). Duvarlardaki ağaç kuşaklar. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Taze, güzel. Köşe, kenar, kıyı. Manisa ilinde, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Muğla şehrinde, Fethiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KÜFECİLİK

Küfecinin işi.

GAVSALA

Yük taşımak için atın iki yanına konulan özel yapılmış küfe.

TOPAÇ

Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

KÜFECİ

Küfe yapan veya satan kimse. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal.

BOŞCU

Kömür yüklenirken boş küfeleri kayığa atan.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük