Sonu KÖPÜ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "köpü" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu köpü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında köpü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde köpü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KÖPÜ

Öküz.

  -   -   -  

Anlamında KÖPÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖPÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÖPÜLEME

Köpülemek işi.

FEVERAN

Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.

SARA

Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.

KÖPÜRMEK

Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.

ÇÖVEN

Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.

KÖPÜRTÜŞ

Köpürtme işi.

KÖPÜKLENMEK

Üstü köpük bağlamak.

KÖPÜKLENİŞ

Köpüklenme işi.

KÖPÜRME

Köpürmek işi.

KÖPÜRTME

Köpürtmek işi.

KÖPÜKLÜ

Köpüğü olan, köpüklenen.

ÇATLAMA

Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

KÖPÜKLENME

Köpüklenmek işi.

ÇAMÇAK

Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.

POLİÜRETAN

Yoğunluğu çok düşük cam, vernik, kauçuk veya köpük görünüşündeki lastiğe benzeyen madde.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

KÖPÜRÜŞ

Köpürme işi.

MAYALANMA

Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.

ÇAĞLAMAK

Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.

KÖPÜRTMEK

Köpürmesini sağlamak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük