KÖPÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "köpü" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. köpü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu köpü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde köpü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KÖPÜREBİLMEK

11 harfli kelimeler

KÖPÜKLENMEK, KÖPÜREBİLME

10 harfli kelimeler

KÖPÜKLENİŞ, KÖPÜKLENME

9 harfli kelimeler

KÖPÜLEMEK, KÖPÜRTMEK, KÖPÜRTKEN

8 harfli kelimeler

KÖPÜLEME, KÖPÜRGEN, KÖPÜRMEK, KÖPÜRTME, KÖPÜRTÜŞ, KÖPÜKSÜZ, KÖPÜRCEK, KÖPÜRCÜK, KÖPÜRKÖZ, KÖPÜRMEG, KÖPÜŞKEN

7 harfli kelimeler

KÖPÜKLÜ, KÖPÜRME, KÖPÜRÜŞ, KÖPÜLER, KÖPÜMEK, KÖPÜRGE, KÖPÜRLÜ

6 harfli kelimeler

KÖPÜME, KÖPÜYH

5 harfli kelimeler

KÖPÜÇ, KÖPÜG, KÖPÜK, KÖPÜR, KÖPÜŞ, KÖPÜZ

4 harfli kelimeler

KÖPÜ

Bazı kelimelerin anlamları

KÖPÜ

Öküz.

KÖPÜRTME

Köpürtmek işi.

KÖPÜRGEN

Gerekli gereksiz, hızlı, aralıksız ve bıktırıcı biçimde konuşan.

KÖPÜRTMEK

Köpürmesini sağlamak.

KÖPÜREBİLMEK

Köpürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖPÜKSÜZ

Köpüğü olmayan, köpüklenmemiş.

KÖPÜREBİLME

Köpürebilmek işi.

KÖPÜLEME

Köpülemek işi.

KÖPÜRTÜŞ

Köpürtme işi.

KÖPÜKLENİŞ

Köpüklenme işi.

KÖPÜKLENMEK

Üstü köpük bağlamak.

KÖPÜRTKEN

Çöven, Şam çöveni.

KÖPÜKLENME

Köpüklenmek işi.

KÖPÜRCEK

Mürekkep balığı. Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot.

KÖPÜLEMEK

Şilte, yastık, yorgan vb.ni kalın ve aralıklı, sıkıca dikmek.

KÖPÜRMEK

Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.

  -   -   -  

Anlamında KÖPÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖPÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SETLİÇ

İç sürdürücü bir maden suyu. Karbonat katılarak köpürtülmüş limonata.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

AKBAR

Üstübeç. Peynir, turşu, sirke gibi şeylerin üzerinde biriken beyaz köpük.

SODA

Sindirimi kolaylaştırmak, susuzluğu gidermek, içkileri sulandırmak için kullanılan, içinde sodyum karbonat bulunan, köpüren su. Temizlik işlerinde kullanılan bir çeşit tuz.

ŞAMPANYA

Açık renkli, tatlı ve köpüklü şarap.

POLİÜRETAN

Yoğunluğu çok düşük cam, vernik, kauçuk veya köpük görünüşündeki lastiğe benzeyen madde.

SİNİRLENMEK

Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.

KÖPÜRÜŞ

Köpürme işi.

KÖPÜKLÜ

Köpüğü olan, köpüklenen.

ÇÖVEN

Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.

MAYALANMA

Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.

BELESTİK

Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki.

ŞAMPUAN

Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.

ÇAMÇAK

Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.

FEVERAN

Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.

KÖPÜRME

Köpürmek işi.

TEHEVVÜR

Çok kızma, öfkelenme, köpürme.

ÇATLAMA

Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

SARA

Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.

ÇAĞLAMAK

Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük