Kelimeler arşivinde; içinde "yatma" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yatma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yatma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yatma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAYATMACILIK
HACIYATMAZ
DAYATMACI
BOYATMAK, DAYATMAK, YATMALIK, TAYATMAK
BOYATMA, DAYATMA, AYATMAK, UYATMAK
YATMAK, YATMAÇ, YATMAN
YATMA
YATMA
Yatmak işi.
BOYATMAK
Boyama işini yaptırmak, boya sürdürmek.
YATMAK
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.
YATMAÇ
Bir çeşit iyi deri.
DAYATMACILIK
Dayatmacı olma durumu.
DAYATMAK
Dayama işini yaptırmak. Bir şeyi zorla kabul ettirmek, empoze etmek. Başkasının isteğine karşı koymak. Kendi istediğini yaptırmakta direnmek.
AYATMAK
Ayartmak.
YATMALIK
Yatılacak yer veya bölüm.
HACIYATMAZ
Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.
BOYATMA
Boyatmak işi.
TAYATMAK
Dayamak, dayatmak// tayatmak doşatmak: dayayip döşemek.
DAYATMA
Dayatmak işi.
DAYATMACI
İstediğini yaptırmada baskı uygulayan, direten, empoze eden.
YATMAN
Boyun eğen, uysal, yumuşak başlı kimse.
UYATMAK
Uykudan uyandırmak. Uyanmasına sebep olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YATMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
KEREVET
Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir.
SERİLMEK
Serme işi yapılmak. Bir yere uzanıp yatmak.
SEDİR
Arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen, oturmaya veya yatmaya yarayan ev eşyası, divan. Kozaklılardan, çiçekleri sarı veya açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı, dağ servisi (Cedrus).
KAUÇUK
Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk (Ficus elastica). Bu maddeden yapılmış. Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde. Doğal kauçuktan hazırlanan dolgu gereci. Oturma ve yatma mobilyalarında esneklik sağlar.
YATILMAK
Yatma işi yapılmak.
KIZMAK
Isıtılan veya ısınan bir nesnenin sıcaklığı çok artmak. Dişi kuşlar zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermek. Öfkelenmek, sinirlenmek. At, eşek vb. hayvanlar çiftleşmek istemek, kösnümek.
KIVRILMAK
Eğrilip bükülmek. Katlanmak, bükülmek. Dar bir yere büzülerek yatmak. Kıvrık bir duruma gelmek. Yuvarlak bir biçim almak. Dönmek, sapmak. Yol dönemeçli, virajlı olmak.
ODA
Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz. Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik. Yeniçeri kışlası.
YATIŞ
Yatma işi.
DAYATIŞ
Dayatma işi.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
YANLAMAK
Yana yatmak, yana dönmek. Yanından geçmek. Çalışıp yorulmadan başka birisinden geçinmek.
KULUÇKA
Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk. Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi.
DAYATTIRMAK
Dayatma işini yaptırmak.
UZANMAK
Boylu boyunca yatmak. Yetişmek, ulaşmak. Bir alana yayılmak. Sarkıntılık etmek. Bir şey boyunca sıralanmak. Gitmek. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak.
BODOSLAMAK
İleri sürmek, dayatmak.
YATIŞMAK
Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek. Yan yana, kucak kucağa yatmak. Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek. Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak.
EMPOZE
"Dayatmak" anlamındaki empoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
YATIRMAK
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek. Harcamak. Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek. Eğmek, yatık duruma getirmek. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek. Konuk etmek. Uyutmak. Başarısızlığa uğramasına yol açmak. Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak.