Kelimeler arşivinde; içinde "vul" olan, toplam 106 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vul bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vul ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vul olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SÜPEROVULASYON, VULVOVAJİNİTİS
RANDEVULAŞMAK, VALVULOPLASTİ
RANDEVULAŞMA, BÜYÜKAVULCUK, KARAVULLAMAK, KÜÇÜKAVULCUK, VULVOVAJİNAL
KULAKDAVULU, BİVALVULİDA, CASCAVULDAK, KAŞAVULAMAK, KILAVULAMAK, KONVULSİYON
BAVULCULUK, DAVULCULUK, ŞAVULLAMAK, BAVULLAMAK, ÇAVULLAMAK, DAVULHÜYÜK, DAVULUMBAZ, MAVULLAMAK, MİRAVULCAN, VALVULİTİS, VOLVULOZİS
DAVULTOZU, ŞAVULLAMA, VULGARİZE, ASERVULUS, DAVULALAN, DAVULTEPE, GOVULAMAK, MEYDAVULU, OVULASYON, RANDEVULU, SAVULYORT, SAVULYURT, YUVULAMAK
ÇAVULDUR, KOVULMAK, SAVULMAK, BAVULSUZ, ÇANDAVUL, ÇAVULLAR, DAVULBAZ, DAVULKÖY, GERDEVUL, KARSAVUL, KORZOVUL, MARDAVUL, MARDOVUL, OVULATÖR, SAGGAVUL, SAKGAVUL, SAKKAVUL, SOVULCAN, SOVULMAK, TAVULBAZ, TAVULLAR, TUĞSAVUL, UVULAMAK, VOLVULUS, VULVİTİS, YIVULMAK
BAVULCU, BAVULLU, DAVULCU, KOVULMA, OVULMAK, SAVULMA, TAVULGA, ANAVULA, ARDAVUL, BAVULLA, DAVULGA, DAVULGI, DAVULGO, DAVULGU, DAVULLU, HAVULLU, KARAVUL, KAVULCA, KOVULUŞ, SAKAVUL, SICAVUL, VALVULA, YASAVUL, ZAVULLU
OVULMA, ANAVUL, DUVULİ
BAVUL, DAVUL, ŞAVUL, VULVA, CUVUL, ÇAVUL, HAVUL, MAVUL, SAVUL, UVULA, VULAN
OVUL, VULA
VUL
VUL
Kül.
KONVULSİYON
İskelet kaslarının istem dışı, ani, şiddetli veya seri olarak kasılması.
KILAVULAMAK
Keskinletmek, bilemek.
BÜYÜKAVULCUK
İzmir ili, Ödemiş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
VULVOVAJİNAL
Vulva ve vajinaya ait olan.
SÜPEROVULASYON
Dışarıdan hormon uygulamasıyla çok sayıda folikülün gelişmesi, preovulator aşamaya ulaşması ve en sonunda yumurtlamayı sağlayıcı yöndeki uygulamalar.
BİVALVULİDA
Myxozoa şubesinde, Myxosporea sınıfında yer alan parazitik protozoa takımı.
KULAKDAVULU
Kulak zarı.
RANDEVULAŞMAK
İki veya daha çok kişi belli bir yerde veya zamanda buluşmak için sözleşmek.
RANDEVULAŞMA
Randevulaşmak işi.
KÜÇÜKAVULCUK
İzmir kenti, Ödemiş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
VULVOVAJİNİTİS
Vulva ve vajinanın yangısı. Önemli bir kısırlık nedenidir.
KARAVULLAMAK
Tasarlamak, oranlamak.
VALVULOPLASTİ
Kalp kapakçıklarının ameliyatla düzeltilmesi.
CASCAVULDAK
Çırılçıplak.
KAŞAVULAMAK
Tımar etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde VUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
DAVULCU
Davul çalan kimse. Baterist.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.
BAVULCU
Bavul yapan veya satan kimse.
BAVULLU
Bavulu olan.
BATERİ
Orkestrada vurmalı çalgı takımı, davul.
FERÇ
Dişi canlılarda üreme organının dış bölümü, vulva.
BAMBU
Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 metre kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston vb. birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış, Hint kamışı, hezaren (Bambusa vulgaris). Bu kamıştan yapılan.
FASULYE
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.
FIRÇALANMAK
Fırça ile ovulmak, düzgünleştirilip parlatmak veya temizlenmek. Çok azarlanmak.
BATERİST
Orkestrada vurmalı çalgı takımını kullanan, davulcu.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
ARPA
Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.
BAVULCULUK
Bavulcunun yaptığı iş.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
DAVULCULUK
Davulcunun yaptığı iş.
BIZBIZ
Davula sol elle vurulan ince değnek.
DESTUR
İzin, müsaade. (destu:r) "Yol verin, savulun, izin verin" anlamlarında kullanılan bir söz. (destu:r) Karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir söz.
HALAY
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.
DANABURNU
Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kök kurdu (Gryllotalpa vulgaris). Aslanağzı.